din hizmetlerinde iletişim ve halkla ilişkiler

Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

ikna kavramı ve ikna edici iletişim
**tutumbir biree atfedilen ve onun bir psikolojik obje ile ilgili düşünceduygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan eğilimdir.
**tutumun özellikleri
--güç derecesi
--karmaşıklık
--diğer tutmlarla ilgili merkezilik
--öğeler arası tutarlılık
--tutumlar arası tutarlılık
**ikna edici iletişim matrislerinin bağımlı değişkenlerikişinin ikna edildiği yeni davranışolay ve olguların özelliğine göre 6 ya ayrılır
--ikna edici iletinin sunulmuş olması
--iletiye hedef olan kişinin katılması ve neyin tartışılacağını kavraması
--gönderilen iletinin sonucunu kavrayana kadar alıcının iletişimi desteklemesi
--iletinin kavranılmasının yanında alıcının bunu kabul etmesi
--etkinin ölçülebileceği zamana kadar kabullenmenin varlığını sürdürebilmesi
--hadaf kişinin yeni davranışı açık olarak gösterebilmesi
**dikkate yönelmiş bir karışıklıkkavrama sorunu ve daha az ikna olmayı ikna etmede kullanılan araçları beraberinde getitir
**kişinin bizzat kendisinin daha etkili yol almasını sağlamaya önem veren yaklaşım uyum kuramıdır
**iletişim tutumunu oluşturan bağımsız değişkenler
--kaynak
--ileti
--gürültü
--alıcı
Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

* iletişimin etkilerini üç ana grupta toplamak mükündür : *-

1- alıcı kesimin bilgi düzeyindeki değişme

2- alıcının tutumunda ( attitute ) görülen değişme

3- alıcının açık davranışında görülen değişme

** iletişimin etkinliğini sağlamak için bazı öğelerin varlığı geerekir.: **

1- iletilerin gücünü ve etkisini artırmak için çoklu oluk kullanmak.

2- iletişimin etkilerini görmek

3- alıcının bağıntı çevresinin iyi bilinmesi

4- kaynakla alıcının bağıntı çevrelerinin kesişme alanının büyüklüğü

iletişimin etkilerini artırmada önem taşımaktadır.

* yansıma = ( besleyici yankı ) – geri besleme = (feed back ) : *

- iletişim sürecinde yansıma ( feed back); kaynağın alıcıdan aldığı tepkiler olarak tanımlanır.

- yansıma ; alıcı kesimin kaynağın iletisine verdiği yanıttır.

- yansıma ; alıcının kaynağın iletisine verdiği cevap olarak nitelemek mümkündür.

- yansıma ; kaynağa iletişimin yeterince etkin olup olmadıı konusunda ip ucu veren bir ileti biçimidir.

- yansıma; kaynağın kendi kendisini kontrol etme imkanını verir.

* yansıma ; iletinin ve alıcının durum ve niteliklerine göre ;*

1- olumlu yansıma

2- olumsuz yansıma

biçimlerinde ortaya çıkıp kaynağa geri döner.

* olumlu yansıma ; kaynağın bu iletişimde bulunmakla amaçladığı etkiye ulaşıldığını kaynağa bildirici bir nitelik taşır.

* olumsuz yansıma ise ; kaynağa alıcı üzerinde amaçlanan etkinin elde edilemediğini otaya çıkarır.

- yansıma; iletişimde bulunanın ( kaynağın) iletisini alıcının ihtiyaç ve tepkilerine göre ayarlamasına hatta yapılandırmasına yardım eder.

* yansıma ; kaynağa ulaşma süresi açısından ele alınırsa ;

1- gecikmesiz ( immediate ) yansıma

2- gecikmeli ( delayed ) yansıma

olarak da sınıflandırılır.

- gecikmesiz yansıma ; ancak yüzyüze gerçekleşen iletişim türünde söz konusu olabilir.

- kaynak amaçladığı etkiyi iletiyi gönderdikten hemen sonra anlayabiliyorsa yansıma gecikmesizdir.

- bu tür yansıma kişilerarası iletişimin önemli bir özelliğidir.

* gecikmeli yansıma ; alıcının yanıtının kaynağa anında iletilemediği durumlarda söz konusudur.

- gecikmeli yansıma; kitle iletişimini kişiler arası iletişimden ayıran özelliklerden birisi olarak ortaya çıkmaktadır.

- kişiler arası iletişimde kaynak çoğu kez alıcı ile fiziksel bir yakınlık içinde olmasına karşın ; kitle iletişiminde böyle bir yakınlak söz konusu olmayabilmektedir.

- bu nedenle yansıma anında yüzyüze olmayıp gecikmelidir.

* alıcı ilk iletiye yansıma verdiği andan itibaren kaynak; kaynak da alıcı durumuna geçer.

** alıcının kod açımı sonucunda iletiye göstereceği tepki üç yolda gelişebilir :**

1- alıcı ya iletiyi benimser

2- ya iletiye karşı tepki gösterir.

3- yada eski konumunu korur ( iletiden etkilenmez ve hiç bir tepkide bulunmaz )

- * toplayıcı yankı = ( feed forward) = *

- kaynağın iletişim sürecini başlatmadan ve alıcıya göndereceği iletileri yollamadan önce alıcı hakkındaki gerekli bilgileri toplaması olarak ele alınabilir.

- iletişim sürecini engelleyen bir unsur da gürültüdür.

- gürültü ; bir bakıma iletişime yapılan müdahelelerdir.

- gürültü ; iletişimin istendik biçimde gerçekleşmesini engelleyen her türlü etmen olarak tanımlanabilir.

- gürültü; iletişim sürecinde gönderilen ileti ile algılanan ileti arasında bir farka neden olan iletişim sembollerine karışan bir eklenti veya bu sembollerin kodlanma hatasıdır.

- hiç kimse algılayabileceği her şeyi birden algılayamaz.

**iletişim türleri** *

- * gerçekleşme biçimine göre iletişim * :

1- sözel ( verbal ) iletişim :

- sözlü ve yazılı biçimde gerçekleşir.

- sözlü iletişim daha çok konuşma olarak ele alınabilir.

- yazılı iletişim ise yazı yada resim grafik karikatür vb. şeklinde anlaşılmalıdır.

2- sözsüz ( non – verbal ) iletişim :

- jest mimik renkler giysiler vb. Olarak ortaya çıkar.

**** katılanların sayısına göre ise iletişim : ******

1- iç iletişim ( intra personal communication )

2- bireyler arasıiletişim (interpersonal communication)

3- grup iletişimi ( group communication )

4- kitle iletişimi ( mass communication)

5- kültürel iletişim( culturel communication )

* sistem = aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlüktür.

* sistem; daha bir bütün oluşturmamış ve birbirinden bağımsız yapı taşıyan bir takım parçaların belli bazı etkiler ortaya çıkarmak amacıyla belli bir şekilde bir araya gelerek bir bütün oluşturmasıdır.

* sistemin öğeleri *:

1- çerçeve

2-girdi (input) – çıktı (output)

3-karşılıklı bağımlılık ( interdependence)

* çerçeve = bir sistemin çerçevesi o sistemin içine nelerin katılıp nelerin sistemin dışında bırakılacağını belirleyen bir tür zihni araç veya kavramdır.

* girdi – çıktı ( input – output ) ; sistem içinde yer alan öğelerden her birinin genel işleyişine yönelik belli bir görevi vardır.

- sistemin çıktısı ise ; o sistemin çevresi dışına sistemin amaçları doğrultusunda yarattığı ürün tepki vb. Biçiminde çıkan herşey olarak nitelendirilir.

* karşılıklı bağımlılık ( interdependence ); her hangi bir sistem içinde yer alan öğelerin sürekli ilişkide bulunmaları başka bir deyişle etkileşimleri ve birbirini düzenlemeleri karşılıklı bağımlılık olarak adlandırılır.

- karşılıklı bağımlılık; sistem olgusunun temel öğesidir.

- karşılıklı bağımlılık ortadan kalkarsa sistem doğal olarak işlevsizleşir ve sistem olma niteliğini de kaybeder.

- sistemin öğeleri arasındaki ilişki sistemi canlılık kazandırır.

**** sistem yaklaşımının temel (ilkeleri) özellikleri ****

1- sistem yaklaşımında temel ilke; sistemin öğelerinin karşılıklı bağımlılığıdır.

- öğeler de birbirlerini sürekli olarak etkiler ve düzenlerler.

2- bir sistem; yapısı ve sistemin girdileri tarafından belirlenen bir işlevler bütününü içerir.

3- herhangi bir sistemin çerçevesi araştırmacı tarafından yaratılmıştır.

**sistemin amaçları ** :

1- büyüme

2- kararlılık

3- etkileşim

-bu üç amaç; sistemin var oluş nedenleridir.

-iletişim ; bir sistemin var olan öğeler arası ilişkileri karşılıklı bağıntıları kuran ve sürmesini sağlayan bir araçtır.

* toplumsal yapı içindeki sistemin öğeleri arasındaki karşılıklı ileti bağlantılarına yansıma halkaları (feed- back loop ) denir.

* sistemin girdileri ; kaynağın iletiyi kodlamasına yol açan uyarılar çıktıları ise yansımalardır.

*** iletişim olgusunun özellikleri *** :

1- iletişim anlamın gelişmesini sağlar

2- iletişim devingendir (dinamiktir )

3- iletişim süreklidir

4- iletişim daireseldir tekrarlanamaz tersine çevrilemez

5- iletişim karmaşım bir yapı taşı

* konuşma ; duygu ve düşüncelerimizi görüp yaşadıklarımızı karşımızdakilere sözle iletme işidir.

* konuşma; insanın en eski bilinçli eylemidir ve insanla başlamıştır.

* insanı hayvandan ayıran en önemli özellik; konuşmadır.

-konuşma ; insanlar arası haberleşmeyi sağlayan ve anlatıma yarayan bir işaretler sistemi ve örgütüdür.

*konuşma; sürekli bir düşünce alış verişidir.

** konuşma = duygu ve düşüncelerimizi görüp yaşadıklarımızı karşımızdakilere sözcükler aracılığıyla gönderme iletme işidir.

- konuşma; günlük gereksinim ve toplum içinde yaşayışımızın doğal bir sonucudur.

- konuşma aynı zamanda işimiz ve uğraşımız yönünden de bir ihtiyaçtır.

-konuşma; bir düşünce alış verişi tecrübelerimizi başkalarıyla paylaşma işidir.

- biz insanları diğer varlıklardan ayıran özelliğimiz; konuşma gücümüzdür.

- söz; insanın doğal bir anlatım aracı değildir.

- toplum karşısında söz söylemeyi öğrenmek için de öylece metinler üzerinde çalışıp bir emek ve çaba harcamak gerekir.

- güzel ve etkili konuşma sanatı; sadece bir yetenek işi ve tanrı vergisi değildir.

* brayna göre : ” iyi ve güzel konuşabilme yeteneği tanrı vergisi değil çalışmakla ve konuşma denemeleri yapmakla elde edilen bir beceridir.” demektedir.

- * diksiyon; dilimize fransızca dan geçmiştir.

* diksiyon ; söz söylerken duygu ve düşünceleri uslubuna uygun olarak belirtmek için ; sesin uyumunu söylenişi jesti mimiği alınacak tavırları yerinde aynı zamanda güzel kullanma sanatıdır.

- ** konuşmayı oluşturan etmenler **:

1- ses

2- telaffuz

3- konuşma dinamiği

4- sözcük hazinesi

5- üslup

* ses = hava titreşiminin kulakla duyulmasına ses denilir.

- ses; akciğerlerden gelen havanın gırtlaktaki kirişlere çarpmasıyla onları titretmesiyle çıkar.

- krişlerde perdelenen sesler ağzımızda bulunan organların gereğince açılıp kapanması yaklaşıp uzaklaşması gerilip çözülmesiyle; çeşitli değişme ve değiştirmeleriyle boğumlanır konuşma sesi biçimine girer.

- ses ve kişilik arasında bir bağ olduğu da bilinmektedir.

- konuşma sesine bakarak konuşanın dik başlı mı yumuşak başlı mı olduğunu kestirmek mümkündür.

- ses kişiliği bu denli yansıtmanın yanında konuşmayı da tamamen olumlu yada olumsuz yönde etkileyebilir.

- ses sadece sözcükleri değil konuşmacının tutumunu coskusal durumunu konuya olan hakimiyetini de belirtir.

* konuşma yetersizlikleri :

1- sinirlilik

2- aşırı heyecanlılık

3- güvensizlik

gibi halleri içeren kişilik sorunlarından doğar.

- konuşulacak konu üzerinde yeterince hazırlanmamış olmak da ses denetimini zayıflatır güvensizliğin artmasına neden olur.

** ses niteliği ; konuşmacının coşkusal tepkilerinin alışkanlıklarının göstergesidir.

-kendisine başkalarına ve yaşama karşı öz tutumunu gösterir.

- genel kusurların başında tekdüzelik gelir.

- sesteki tekdüzelik ; gövdesel kasların yeterince gerilmeden yoksun olmasından ileri gelir.

- uzun süre hasta olanlar yada hiç bir coşkuyu derinlemesine yaşayamayanlar tekdüze bir sesle konuşurlar.

- sıkıntı ve korku ; gırtlak kasılmalarına neden olarak sese zarar verir .

* iyi bir konuşma sesinin özellikleri :

1- işitilebilirlik

2- akıcılık

3- hoşa giderlik

4- telaffuz

5- konuşma dinamiği

6- sözcük hazinesi

7- üslup

* katı kulak tırmalayan hırıltılı madensel tiz burun hışıltılı buğulu çok yumuşak gevrek biçimden yoksun seslerin pek de hoşa gitmeyen sesler olduğu söylenir.

- rahatlıkla işitilebiliyorsa kolaylıkla izlenebilen bir hızla konuşabiliyorsanız ses tonunuz tınılı ve anlamlı biçimde büklümlü ise sesiniz hoşa giden bir ses olarak kabul edilebilir.

* teleffuz ; yazılmış yada basılmış bir takım simgeleri ( harfleri )seslemek selendirmek demektir.

- basılı bir sözcüge bakıp da onu teleffuz eden kişi görsel bir uyaranı işitsel bir uyarana çeviriyor demektir.

- üslup; deyiş söyleyiş özelliğidir.

** konuşmayı oluşturan öğeler ***

1- dinleyici

2- ortam

3- konu

4- konuşmacı

* dinleyici = her konuşma ; bir kişiye bir şey hakkında bir şey söyleme işidir.

- dinleyicinin temel özellikleri :

1- yaş durumu

2- cinsiyeti

3- sayı

4- dinleyicilerin iş ve uğraş durumu.

* ortam = ortam; konuşmayı yapacağımız toplumsal ve fiziksel çevredir.

- konuşmacıların en büyük eksikliği; süreyi iyi ayarlayamamalarıdır.
Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

*** bilgilendirme için konuşma=***

- bilgilendirme için konuşma; günlük hayatta bir çok durumda gerçekleşir.

*** bilgilendirici konuşma türleri ***

1- objeler hakkında konuşma : =

- obje ; görünür dokunulabilir bir şekil olarak durağan sabit olan her şeyi içermektedir.

2- süreçler hakkında konuşma =

- süreç ; belli bir sonuç yada ürüne doğru götüren bir seri sistematik harakettir.

3- olaylar hakkında konuşma :=

- olay; olan yada olacağı düşünülen her şeydir .

4- kavramlar hakkında konuşma :

- kavramlar ; inançları kuramları fikirleri ilkeleri ve benzeri şeyleri içerir.

- kavramlar; objeler süreçler ve olaylardan daha özet bir yapı taşırlar.

** konuşma kuralları ***

1- başlık ve özel amaç belirleme.

2- alıcı çözümleme.

3- bilgi toplama.

4- destekleyici ayrıntılar toplama.

5- konuşmayı düzenleme.

6- uygun sözcükler seçme.

7- konuşmayı gerçekleştirme.

** *** bilgilenderici konuşmada düşülen hatalar ******

1- izleyicinin çok şey bildiğini sanmak ::

- bazı uzmanlar konuşmacıların izleyicilerin bir şey bilmediğini varsaymaları gerektiğini öne sürmektedirlir.

- abraham lincoln der ki” öyle konuşunuz ki en alt düzeydeki izleyici sizi anlasın kalanlar da hiç zorluk çekmesin”.

2- konuyu doğrudan izleyicilerle ilgilendirmek.

3- çok teknik olmamak.

4- soyutlamalardan kaçınmak ::

- soyutlamalardan kaçınabilmenin yollarından birisi “ tanımlardır.”

- tanımlarla sadece dışsal olaylar değil içsel duygularda aktarılır.

- konuşmacıyı soyutlamalardan kurtarabilecek bir başka yol ise ” karşılaştırma” yapmaktır.

- karşılaştırmanın yanı sıra ” karşıtlık gösterme” de soyutlamadan kaçmayı sağlayabilir.

5- düşünceleri kişiselleştirmek

***** özel durumlarda konuşma ******

-özel durumlarda konuşmalar diğer konuşmalardan farklıdır.

- bu tür konuşmalar; ne tam bilgi verici ne de ikna edicidir.

- özel durum konuşmaları özel durumların özel gereksinmeleri için şekillendirilir.

* - özel durumlarda konuşma türleri :

1- giriş konuşmaları =

- giriş konuşmalarında asıl konuşmayı yapacak olanın takdiminin yanısıra başlık konusunda da bilgi verilir.

2-sunuş konuşmaları =

- sunuş konuşmaları çoğunlukla bir kişinin bir ödül yada hediye alacağı durumlar için yapılır.

3- kabul konuşmaları =

- kabul konuşmalarının amacı; bir hediye veya ödüle teşekkürleri sunmaktır.

- kabul konuşmalarının üç temel ayırdedici özelliği :

A- kısa olması

b- alçak gönüllü olmüsı

c- nazik ve mültefit olmasıdır.

4-anma konuşmaları =

- 19 mayıs 29 ekim tören konuşmaları.

5- yemek sonrası konuşmalar =

- kutlama veya toplantı amacıyla biraraya gelinen yemekler sonrasında yapılan konuşmadır.

**** grup ****

-grup; en az iki kişiden oluşan aralarında sürekli bir etkileşim bulunan ve ortak bir amaç etrafında toplanmış insan topluluğuna grup denir.

- her grubun iletişimyapısı farklı olabilir.



- grupta iletişim örüntüsü :

1- daire örüntüsü =

- bütün denekler iletişim içindedir.



2-zincir örüntüsü =

- her denek kendisine en yakın oturan iki kişi ile iletişim içindedir.

3-y örüntüsü =

- bir denek üç ayrı denekle iletişim kurar.

4- tekerlek örüntüsü =

- merkezdeki bir denek diğer bütün deneklerle haberleşir.

- en çok faaliyet daire örüntüsünde görülür. Fakat en az başarılı olan gruptur.

-tekerlek ise en az faaliyet olan ama en başarılı gruptur.

- fakat tekerlek örüntüsünde tüm iletişim merkezdeki kişide olduğundan bu kişinin yetenekli olması gereklidir.



* lidersiz daire en demokratik liderli tekerlek de en yetkeci ğrup düzenine sahiptir.

- iç grup = içinde bulunduğumuz gruplara iç grup denir.

- dış grup = kendimiz dışında bulunduğumuz gruplara da dış grup denir.

-içinde olduğunu düşündüğümüz gruplara karşı duygusal bilişsel bağlılığımız varken dış gruplara karşı düşmanlık benzeri bir karşıtlık duyarız.
Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

* grup içi katılım; grup verimliliğini etkileyen en önemli etkenlerden biridir .

* buna etki eden faktörler ise :

1- görev güdüleme

2-bağlılık güdülemesi

3- ortam güdülemesi

* her birey bir çok informal grubun üyesidir. Arkadaş grupları aile vb.

- informal gruplar ve üyelerinin mutlaka özel amaç ve hedefler doğrultusunda çalışmaları gerekmez.

- arkadaşlık dayanışması eğlence grupta bulunmanın sebepleridir.

- formal gruplar; özel ve belli amaçları gerçekleştirmek üzere oluşur. örn. Sınıfta belli bir projeyi grçekleştirmek belediye meclisinde bütçe yapmak gibi.

** küçük grup özellikleri **

1- küçük grupların en az üç üyesi olmalıdır.

2- küçük grup üyeleri birbirine bağımlıdır.

3- küçük grup üyelerinin etkileşimi iletişim yolunda gerçekleşir.

- üyeler birbirleri ile düşünce bilgi ve inanç alışverişinde bulunurlar.

4- küçük grup üyeleri belli bir amaç etrafında toplanırlar.

*** küçük grup türleri **

1- deneysel gruplar :

- kişisel görüş geliştirme bireysel problemlerin üstesinden gelme ve diğerlerinin öğüt ve yansımaları ile büyüme amaçlarıyla bir araya gelen insanlardan oluşur.

2- öğrenme grupları :

- öğrenme gruplarının amcı ise üyelerin belli bir konuda görüş ve bilgi paylaşarak eğitilmelerini sağlamaktır.

3- bilgi toplama grupları :

- bilgi toplama gruplarının temel amacı belli bir konuda araştırma yapmaktır.

4- problem çözme grupları :

- belli bir problemin üstesinden gelmek üzere oluşturulur.

* bir grubun başarılı olabilmesi için grup üyeleri bireysel amaçlarını grubun amaçları ile uyumlaştırmalıdırlar.



- ayrıca grup çalışmasının üstünlüğü yükün paylaşımı olgusundadır.

- eğer bir grubun etkin bir çalışma yapması bekleniyorsa bütün grup üyelerinin tam katılımı ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşması gerekir.

* yansıtıcı düşünce metodunun basamakları :

1- problemi tanımlama

2 problaemi analiz etme

3- problemi çözmede ölçütler oluşturma

4-mümkün olan çözümleri üretme

5- en iyi çözümü seçme

* beyin fırtınası = brain storming

** sempozyumda bir yönetici ve birden çok konuşmacı olur.

** panel tartışması temel olarak izleyici karşısında karşılıklı konuşmadır.

* tutum ; bir bireye atfedilen ve onun bir psikolojik obje ile ilgili düşünce duygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan bir eğilimdir.

- tutum bireyseldir.

- tutum gözle görülmez fakat gözle görülebilir bazı davranışlara oyl açtığından bu davranışların gözlenmesi sonucu belli bir tutumun var olduğu söylenebilir.

* psikolojik obje ise; birey için anlam taşıyan bireyin farkında olduğu her hangi bir obje demektir.

** tutumun özellikleri **

1- güç derecesi

2- karmaşıklık

3- diğer tutumlarla ilişki ve merkezilik

4- öğeler arası tutarlılık

5- tutumlararası tutarlılık

** tutumların kaynakları *** tutumlar ;

1- büyüme ve toplumsallaşma boyunca ailede ve diğer çevrelerde öğrenilen tepki yollarının birikmesi

2- bireyin başından geçen yaşantılardan çıkarılan genel sonuçlar

3- çok şiddetli etki eden bir olaya dayanarak buna benzeyen olayların da aynı şekilde değerlendirilmesi

4- başkalarının tutumlarını taklit yoluyla benimsemekle oluşur.

* insanlar arası iletişim ; bilgi duygu düşünce tutum ve kanılarla davranış biçimlerinin kaynak ile alıcı arasındaki bir ilişkileşme yoluyla bir insandan diğerine bazı kanallar kullanılarak ve değişim amacıyla aktarılması sürecidir.

* aristo iletişimi; “ ikna etmenin bütün uygun anlamları“ biçiminde tanımlar.

- ikna ; kanaat ettirme kanaat verebilme kandırma razı etme inandırma anlamındadır.

- iletişimde; başarı ve başarısızlığa katkıda bulunan faktörlerin en büyüğü ikna olarak ortaya çıkmaktadır.

- iknadaki değişkenlerin her biri ;

1- tanımlanabılir

2- ayırdedilebilir

3- ölçülebilir olmalıdır.

* iknadaki değişkenler *

1- bağımlı değişkenler : Bağımlı değışkenler yapılmak zorundadır yapılır ve ikna edici bir biçimde de değişimler oluşur.

2- bağımsız değişkenler : Bağımsız değişkenler iletişim süreci ile birlikte yapılır yada ortaya çıkar.



** bağımlı ve bağımsız değişkenlere bir arada ikna edici iletişim matrisi adı verilmektedir.



** ikna edici iletişim matrisinin bağımlı değişkenlerinin aşamaları :

1- ikna edici iletinin sunulmuş olması gerekir.

2- iletiye hedef olan kişinin katılması ve bu kişinin neyin tartışılacağını kavraması gerekir

3- gönderilen iletininsonucunu kavrayana kadar alıcının iletişimi desteklemesi önemlidir.

4- iletinin kavranılması yanında alıcının bunu kabul etmesi yada en azından sözel düzeyde uyum sağlaması

5- etkinin ölçülebildiği zamana kadar kabullenmenin varlığını sürdürebilmesidir.

6- hedef kişinin yeni davranışı açık davranış olarak gösterilebilmesidir

*** ikna süreci ***

1- iletişim kaynağı

2- iletişimin biçimi içeriği ve organizasyonu

3- iletinin ulaştırılacağı oluğun ( kanalın) karakteristik özellikleri

4- hedeflenen alıcının yeteneği ve özellikleri

5- amaçlanan davranış ve tutum değişiklikleri

- zekanın ikna edilebilirliği artırdığı.

- ** ikna edici iletişim konusunda yaklaşımlar **-

1- bilgi süreci yaklaşımı : önemli bir konu üzerinde pratik zeka ve deneysel sonuçların oluşturduğu karmaşık bir ağ olarak tanımlanabilir.

2- uyum kuramı yaklaşımı : Söz konusu olabilecek en iyi uzlaşma yolunun bireyin kendi davranışları gerçekler hakkındaki bilgileri ve üzerinde var olduğunu hissettiği toplumsal baskılar doğrultusunda kendi inançlarını kullanmak tır.

3- algılama yaklaşımı : Kişi ona ulaşan uyarımları kendi içindeki sistemin gerektirdiği gibi kategorilere ayırır ve değişime sokar.

- algılama yaklaşımı temelde bilgi yaklaşımına ters düşer.

4- objektif denge kuramı : Bir kişinin zihninden çıkarılıp kişilerarası algılama ve etkileşim alanına uygulanmıştır.

- aynı duyguları besleyen yada önemli bir takım konularda aynı şekilde düşünen kişiler birbirinden hoşlanacaklardır.

5- bilişsel çelişki kuramı : Kişinin sahip olduğu bir inanç bilgi yada tutum yine o kişinin sahip olduğu bir başka inanç bilgi yada tutumun tersini gerektirirse söz konusu edilen iki inanç bilgi yada tutum arasında bir bilişsel çelişki bulunmaktadır.

6- davranış değişim kuramı : Davranış; bir bireyin kendi dünyasının bazı sembollerini nesnelerini yada gödüşlerini uygun olan yada uygun olmayan tarzda değerlendirme eğilimidir.

- inançlar ; bizim dünya hakkında çıkardığımız sonuçların bileşkesidir.

* davranış değişimi kur..... göre ikna nın özellikleri:

1- dikkat :

2-idrak

3-kabul

4- alıkoyma

5- davranış

** öğrenme kuramı **

- öğrenme ; geçmiş deneyimlerimize bağlı olarak davranışlarımızda görülen sürekli değişimdir.

* öğrenme yolları **

1- şartlanma yoluyla öğrenme : Yeni bir uyarıya tepkide bulunmayı öğrenmektir.

2- deneme yanılma yoluyla öğrenme : Bu tür öğrenmede çeşitli yollar denenmekte ve tesadüfen doğru tepki öğrenilmektedir.

3- kavrama yoluyla öğrenme : Kavrayış; iki veya daha çok şey arasındaki ilişkinin görülmesi ile meydana gelir.

4- farkına varmadan öğrenme :bu tür öğrenme öğrenme anında ortaya çıkmayan bir öğrenmedir. Sırasında ihtiyaç duyulunca ortaya çıkar.

* kuvvetlendirme ; tepki olasılığını çoğaltacak obje veya olaylardır.

- davranışı izleyen güzel bir olay yada ödüllendirme olduğu zaman burada gedçekleştirilen pozitif kuvvetlendirmedir.

- negatif kuvvetlendirme ise bir rahatlığı sona erdirmek yada cezalandırmaktır.

* ceza durdurucudur; ödül tkrarlatıcıdır.

* kuvvetlendiriciler; birincil v e ikincil kuvvetlendiriciler olarak gruplandırılır.

- birincil kuvvetlendiriciler ; doğal ve öğrenilmemiş ödülleri içerir ve genellikle biyolojik yapı ile ilgilidir.

- ikincil kuvvetlindiriciler; para başarı gurur vb. öğrenilmiş kuvvetlendiricilerdir.

** ikna süreci öğeleri**

1- kaynak : Iletiyi kodlayan ve gönderen kesimdir.

2- ileti

3- kanal

4- alıcı

** iknanın kabülünü etkileyen faktörler :

1- kaynağın inanırlığı

2- kaynağın sevilmesi

** kaynağın inanırlığı iki faktöre bağlıdır **

1- saygınlık

2- güvenirlik

- kaynağın saygınlığı ne kadar yük....e inanırlığı da o denli çok yüksek olacaktır.

** tutum değişimi ** :

1- uyma

2- özdeşleşme

3- benimseme

* ileti = bir bilginin düşüncenin tutumun kanı düşünce ve davranış biçiminin iletime uygun biçimidir.

* ileti; işaretlerden oluşur. Sözel görsel yada diğer şekillerde olabilir.

* ileti; kaynağın alıcıya ulaştırmak istediği duygu düşünce tutum konu davranış biçimi vb. Nin kodlanmış halidir.

** kanal = iletinin fiziksel iletimiyle görevlidir. Beş duyu organımız veya kitle iletişim araçları kanal özelliğini taşıyabilirler.

* gürültü = iletişim sürecinde yer alan ve gönderilen ileti ile alınan ileti arasındaki herhangi bir fark yaratan öğedir.

** alıcı = iletişim sürecinde alıcı kaynağın gönderdiği iletiye hedef olan kesimdir.

* alıcının özellikleri *

1- kaynağın ikna ediçi iletişimin doğrudan kendisine yönelmediğine hatta onu tesadüfen aldığına inanması iknanın etkinliğini artıracaktır.

2- alıcının kendi tutumuna ne derece bağlı olduğu onu ne kadar önemsediği iletiyi kabul veya reddetmesini belirler.

3- alıcının tutumu ile kaynağın ileri sürdüğü tutum arasındaki fark iknacının etkinliğini önemli oranda etkiler

4- alıcının ileri sürülen görüşü paylaşıp paylaşmaması konu hakkındaki bilgi düzeyi eğitimi zeka düzeyi ve kişilik özellikleri iknanın etkisini belirler.

* kendine güveni az olan insanlar daha kolay ikna olabilmektedir.

* kadınların erkeklerden daha kolay ikna edilebileceğini ve sosyal etkiye daha fazla uyum gösterdiğini kanıtlamıştır.

** ikna sürecinin üç temel amacı ***

1- alıcı kesimde yeni bir tutum oluşturmak

2- alıcı kesimin var olan tutumunun şiddetini artırmak

3- alıcının tutumunu değiştirmek biçiminde ortaya çıkmaktadır
Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

Din hizmetlerinde iletişim:ünite:5

* sözsüz iletişimin özellikleri **

1- iletişim yokluğunu olanaksız kılma.

2- duygu ve coşkuları yetkin biçimde dile getirme.

3- kişiler arasındaki ilişkileri tanımlama ve belirleme.

4- sözlü iletişimin içeriği hakkında bilgi verme.

5- güvenilir iletiler sağlama.

6- kültüre göre biçimlenmedir.

** sözsüz iletişim kodları **

1- susma.

2- sesin rengi ve müziği.

3- beden dili.

4- mekan.

5- zaman özellikleri .

6- renk ve giyim – kuşam .

* susmanın işlevleri ve tipleri *

1- psikolinguistik susma : Konuşma süreci içinde sözlerin gerekli yerlerde ve değişik biçimlerde durdurulması yada ayrılması olarak tanımlanır.

- bu tip susmanın işlevi; hem kaynağa hem de hedefe düşünme süresi sağlamaktır.

2- etkileşimsel susma : Bu tip susma; kaynak ve hedef arasındaki etkileşimden doğar ve üçe ayrılır.

3- sosyo – kültürel susma : Iletişimin içinde gerçekleştiği toplum ile ilgilidir.

** etkileşimsel susma **

1- karar verme ile ilgili susma.

2- akıl yürütme ile ilgili susma.

3- denetim kurma amacıyla susma.

* beden dili = yüzyüze iletişimin yapılandırılmasında ortalama olarak ;

1- sözcüklerin % 10

2- ses tonunun % 30

3- mimik ve jest ( beden dili ) % 60

oranında rol oynadığı belirtilmiştir.

* beden dili ; jestlerle ve mimiklerle gerçekleşir.



- yüz kaslarının bir anlam ifade eden yada anlam yaratmak için kullanımı mimikleri (diğer bir deyişle yüz ifadesinin);

- baş kol ayak bacak haraketleri yada bedenin tümünü kullanmak jestleri oluşturur.



* jest ve mimikler; kültüreldir.

- toplumsallaşma sürecinde öğrenilir biçimlenir ve aktarılır.

* jest ve mimiklerin kullanım biçimi ve sıklığı ;

toplumsal sınıf ve kültürel çevre ile çok ilgilidir.

** jest ve mimik türleri **

1- esas jest ve mimikler.

2- ikincil jest ve mimikler.



- esas jest ve mimikler ; duygu ve düşünceleri destekleyen onları somut hale getiren hareketlerdir.

üçe ayrılır :

1- anlatım jest ve mimikleri : Yüz ifadelerinde ortaya çıkan biyo-psikolojik kökenli temel duyguları dile getiren hareketlerdir.

2- toplumsal jest ve mimikler : Toplumsal gereklere bağlı olarak ğerçekleştirilenlerdir. ( selamlaşmak gibi)

3- şematik jest ve mimikler : Tiyatro oyuncularının pandomim sanatçılarının oyun gereği olan hareketlerdir.

- ikincil jest ve mimikler ; çoğunluğu bedenin gereksinmeleri ile ilgili olduğu için toplumsal nitelikli olmayan bu tür hareketler başarıyla iletişim durumunda olunsa da olunmasa da ortaya çıkarlar.

- esneme hapşırma öksürme kaşınma soğukta elleri oğma gibi hareketler dir.

- ikincil jest ve mimiklerin anlamlandırılması konuşma diline bağlıdır.

- ikincil jest ve mimikler kaynak hakkında bilgi vericidirler.

* yüz ifadeleri ( mimikler ) : Insan yüzünün yaklaşık 250.000 değişik ifadeyi yansıtabilme potansiyeline sahip olduğu ileri sürülmektedir.



* konuşurken ;

- karşısındakinin gözlerinin içine bakan

- gözlerini kısık değil açık tutan

- bakışlarını yere değil yukarı yönelten kişiler olumlu;

- bunların karşıtını yapanlar ise olumsuz olarak tanımlanmaktadır.

* jestler : Bir mekanda kapalı kalan iki kişinin saniyede yaklaşık 5.000 bilgi birimlik sözsüz ileti yayabildikleri ileri sürülmüştür.

- baş el kol ayak bacak ve bedenin duruşundan oluşan jestler; kişinin toplumsal konumu ve duyguları hakkında çok zengin bilgiler verirler.



- elin tersi ile itme haraketi

- konuşurken ve dinlerken kolları kavuşturma

- başı gereğinden fazla yukarı ve geri atma gibi

davranışlar genelde itici olarak algılanan ve iletişim sorunları yaratabilecek jestlerdir.

** kişisel mekan dört gruba ayrılın : **

1- içli dışlı mesafe : Gövdeden itibaren 35 cm. Lik bir çapı vardır. çok çok yakın kişiler için geçerlidir.

2- samimi mesafe : Gövdeden itibaren 40-80 cm. Arasında bir çapı vardır. Yakın arkadaşlar akrabalar tanıdıklar bu mesafede iletişimde bulunurlar.

3- toplumsal mesafe : Resmi ilişkilerin gerçekleştiği bu mesafa 80 cm.- 2 m. Arasında değişir.

4- yabancılar için mesafe : Toplumsal mesafenin bitim noktasında başlayarak genişleyen mesafedir.

* kişiler arası mesafe; hem duyguların dile getiriminde hem de ilişkilerin tamamlanmasında bilinçli yada farkında olmadan ileti alışverişi sağlayan sözsüz bir kod gibi işlev görür.

- hoşlandığımız insanlar için kişisel mesafemizi genişletir hoşlanmadıklarımız için daraltırız.



- beden dilinde ; korku kızgınlık mutluluk dikkat ilgi saldırganlık vb. Temel duygu ve psikolojik durumların iletilmesi ve algılanması açısından evrensel bir boyutun bulunduğu söylenebilir.

* renklerin dili = **

- pembe - sevgiyi

-kırmızı – tutkuyu

- beyaz – içtenliği

- sarı – kırgınlığı

simgelediği söylenir.



* ilk aylarda bebekler çevrelerindeki temel renkleri ( mavi yeşil sarı kırmızı ) ayırt etmeye başlarlar.

- renklerin simgesel değeri ; toplumdan topluma değişmektedir.

- siyah bir çok toplumda yası simgeler.



- kırmızı turuncu kahverengi ; ateşi güneşi ve toprağı çağrıştırdığı için sıcak.

- mavi yeşil ise denizi buzu ve gökyüzünü çağrıştırdığı için soğuk olarak algılamamıza sebep olabilir.

- renklerin anlamlandırılmasında ve bir iletişim unsuru olarak ortaya çıkmasında kültürler arası farklılıklar etkili olmaktadır.

* insanları kendimize yakın yada uzak hissetmemize yol açan ölçülerden birisi de onların fiziksel görünümleridir.

- kime nasıl davranacağımıza karar verme sürecinde elimizdeki ilk bilgi karşımızdakinin fiziksel görünümüdür.

- kişilerarası iletişimde etkili olabilme açısından giyimin önemi büyüktür .

- yerine zamanına uymayan giyim çok değerli nice sözün üstün körü dinlenmesine ve yanlı olarak algılanmasına neden olur.
* hizmet kelimesi arapça “ h d m” kökünden gelen bir isimdir.

- iş görev iş görme birinin işini görme anl..... gelir.



- hademe kelimesi; hizmet gören hizmetçi anl..... gelir.

- daha önceleri din görevlilerine de hademe i hayrat tabiri kullanılırdı ve kanunda bu tabir geçmektedir.

* hizmet ; iş görev anl..... kullanılmakla birlikte bir kimsenin işini görme bir kimsenin ihtiyacı olan ve onun için yararlı olan bir işi yapma manalarına gelir.

- hizmet ; bir kimsenin ihtiyacı olan ve onun için yararlı olan bir işi maddi bir karşılık beklemeden gönüllü olarak yapmaktır.

- din hizmeti ; din konusunda yapılan iş görev manasına gelir.

- din hizmetlerinde gönüllülük esastır.

* din hizmeti ; bir kimsenin veya bir çok insanın ihtiyacı olan ve onların yararına olacak iş ve işleri tevazu ile ve gönüllü olarak yapmaktır.



** diyanet işleri başkanlığınnın kuruluş ve görevleri hakkındaki 22.06.1965 gün ve 633 sayılı kanunda bu husus belirtilmiştir.

- : “ islam dininin inançları ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek toplumu din konusunda aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere başbakanlığa bağlı diyanet işleri başkanlığı kurulmuştur. “

** halkla ilişkiler = organizasyon ile ilgili çevreleri ( hedef kitleleri) arasındaki karşılıklı iletişimi anlamayı kabulü ve işbirliğini sağlayıp sürdürmeye yardımcı bir yönetim fonksiyonudur.

** reklam pazarlama satış teşviki ve propaganda halkla ilişkiler kavr..... yakın kavramlardır ancak anlamları farklıdır.

- reklam; bir ürün ve fikri satmak için yapılan faaliyettir.

- halkla ilişkiler ise; o ürünü üreten işletme veya kuruluşla ilgilidir.

- reklam; kitle iletişim araçlarından yararlanılarak ve onlara belli bir ücret ödenerek yapılır.

- halkla ilişkilerde ise kitle iletişim araçlarından faydalanıldığı gibi yüz yüze ilişki konferans gezi vb gibi başka yollarda kullanılır.



- reklam da ürünün satılması amaç iken halkla ilişkilerde kamuoyundan yönetime bilgi aktarmak ve topluma olumlu bir katkıda bulunmak amaçlanır.

- reklam tek yönlüdür. Yani kaynaktan tek yönlü bir ileti gönderme söz konusudur. Halkla ilişkilerde ise ilişkiler karşılıklıdır.

* pazarlama ; tüketicilerin ihtiyaç duyduğu ürünlerin üretilmesi ve satılması faaliyetidir. Halkla ilişkilerde böyle bir amaç yoktur.

* satış teşviki; satış artırıcı çabalardır.



* propaganda ; insanların tutumlarını propaganda yapanın amacı ve yararı doğrultusunda biçimlendirmek kontrol altına almak veya değiştirmek için çeşitli araçları kullanarak yapılan kasıtlı ve bilinçli bir faaliyettir.

** halkla ilişkiler kavramının içinde yer alan kavramlar ise;

1- duyurum

2- kurumsal reklamcılık

3- basın sözcülüğü

4- kamu yararına faaliyetler

5- lobicilik

6- yönetim danışmanlığıdır.

- duyurum = bir kuruluşla ilgili haber olma değeri olan bir durumun kitle iletişim araçlarında ücretsiz olarak yayınlatılmasıdır.

- kurumsal reklamcılık ; duyurumdaki insiyatif eksikliğini ortadan kaldırmak için medya kuruluşlarından yer ve zamanı ücretle alma yolu ile reklam vermektir.



- basın sözcülüğü ; bir kişi veya kuruluş hakkında kamuoyunun ilgisini çekmek için kitle iletişim araçlarıyla bilgi verilmesidir.

- kamu yararına faaliyetler ; bir kuruluşun içinde bulunduğu toplumun ayrılmaz bir parçası olduğu fikrini yerleştirmek için toplum yararına toplumun ihtiyacını karşılayacak bazı faaliyetlerdir.

-lobicilik ; bazı şirketlerin ve kuruluşların kanun yapma ve karar yetkisi olan kişi ve çevrelere bilgi vererek etkileme faaliyetidir.

- yönetim danışmanlığı ; kuruluşların üst yöneticilerini; kuruluşun sosyal hukuki ekonomik değişmeler bakımından bilgilendirilerek takip edilecek yönetim politikalırının tesbit edilmesini sağlamaktır.

+ halkla ilişkilerin temelinin a.b.d.de atıldığı kabul edilmektedir.

* türkiyede ise cumhuriyetin kuruluşundan itibaren cumhuriyet ve reformlarının kamuoyuna tanıtılması ve benimsetilmesi amacıyla kurulan anadolu ajansı türk tarih ve türk dil kurum larının kurulması halkla ilişkiler faaliyetlerinden sayılmaktadır.

- ayrıca dış işleri bakanlığı ve genel kurmay başkanlığı nında halkla ilişkiler fonksiyonunu yapan birimler yer almıştır.

-yine kamu kuruluşlarında halkla ilişkiler faaliyetlerini yürüten birimler yer almıştır.:

- basın bürosu basın müşavirliği yayın şubesi propaganda basın yayın ve halkla ilişkiler halkla ve basınla ilişkiler halkla ilişkiler müdürlüğü gibi.

- türkiyede halkla ilişkiler konusunda eğitim ilk defa siyasal bilgiler fakültesi basın yayın yüksek kurulu nda başlamıştır.

* halkla ilişkiler konusu; din hizmetleri daire başkanlığının görev alanına girmektedir.

* din hizmetleri daire başkanlığı; diyanetin ana hizmet birimleri arasında yer alır.

- bu daire olgunlaştırma müdürlüğünün hizmetlerini üstlenmiştir.

- kendisine bağlı üç müdürlük bulunmaktadır:

1- irşad hizmetleri şube müdürlüğü

2- din hizmetleri şube müdürlüğü

3- vakit hezaplama şube müdürlüğü

* *** din hizmetleri daire başkanlığının görevleri ******

1- her türlü teknik imkan ve araçtan faydalanmak suretiyle ibadethanelerin içinde ve dışında toplumu din konusunda aydınlatmak vatandaşlara vaaz ve irşad yoluyla din hizmeti götürmek dini ve milli bütünlüğü korumak için gerekli tedbirleri almak din hizmetinin mevzuata uygun yürütülmesini sağlamak.

2- dini ve kültürel konularda başkanlıkça uygun görülen konularda konferans seminer ve toplantılar düzenlemek ve bunlarla ilgili işleri yürütmek.

3- vatandaşların dini ve milli ülkülere bağlılıklarını kuvvetlendirici inanç ve inanç aykırılıklarının istismarını önleyici tedbirlerin alınmasını sağlamak.

4- namaz vakitlerinin dini günlerin ve kameri ay başlarının doğru olarak hesaplanmasını sağlamak bu konularda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak.

5- ihtida işlemlerini yürütmek.

6 dini merasimlerin ve cenaze işlemlerinin yürütülmesiyle ilgilenmek.

7- din hizmetleri ile ilgili diğer konularda başkanlıkça verilen diğer görevleri yapmak.



*** başkanlık mak..... bağlı olarak çalışmalarını yürüten ; basın protokol ve halkla ilişkiler müdürlüğü de diyanetin halkla ilişkilerini yürütmede aktif görev almaktadır.

**halkla ilişkiler ile ilgili bilmemiz gereken bazı temel özellikler :

1- halkla ilişkiler; kurum ve kuruluşlarla kamuoyu arasında karşılıklı iletişime bağlı bir fonksiyondur. Yani çift yönlüdür.

2- halkla ilişkilerde doğruluk ve gerçekçilik prensibi daima ön planda olmalıdır.

3- halkla ilişkiler sonucu zaman içinde alınabilecek yani sabırla uygulanması gereken bir iştir.

4- halkla ilişkiler bir uzmanlık işidir. Yani bu konuda gerek teorik gerek pratik bilgi ve becerileri elde ederek gerçekleştirilebilecek bir faaliyettir.

** 1965 mayıs ayında atina da yapılan uluslar arası halkla ilişkiler derneği kurulu nun kabul ettiği meslek yasasında belirtilen ahlak ilkelerine bağlı kalınacağı ve bu yasaya uymayan üyelere yaptırım uygulanacağı ifade edilmeştir.
Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

**her iletişimde dört öge vardır:

1- ileten

2- iletilen

3- ileti

4- iletiliş biçimi

- bu öğeler sırasıyla

ileten = kaynak

iletilen = alıcı

ileti = mesaj

iletiş biçimi = oluk

olarak kavramlaştırılmıştır.

- din hizmetleri iletişiminde kaynak din görevlisidir.

-din hizmetlirende ileti; dini bilgi duygu beceridir.

-din hizmetlerinde iletiliş biçimi (oluk); iletilen mesajı kaynaktan alıcıya ulaştıran yoldur.



-din hizmetlerinde iletilen (alıcı); gönderilen iletiyi algılayanlar

** iletişim; bilginin fikirlerin duyguların becerilerin vb. Simgeler kullanılarak iletilmesidir.

* iletişim ; genel olarak insanlar arasnıdaki duygu düşünce ve bilgi alışverişidir.

- kaynağından tek yönlü bilgi akışına iletim denir.

- karşılıklı bilgi alışverişine ise iletişim adı verilir.

* iletişimi meydene getiren öğeler :

1-kaynak

2- ileti (mesaj)

3- oluk (kanal)

4- alıcı dır.

- bu öğelerin harakete geçmesiyle iletişim ortaya çıkar.

* iletişim sürecini etkileyebilecek nitelikte olan ve iletişim durumu içinde bulunan kişi nesne ve olayların tümüne iletişim ortamı denir.



* iletişim ortamı * :

1- iletişimde bulunan kişilere bağlı özellikler.

2- iletişimin içinde olduğu ortamın sosyal özellikleri.

3- iletişimin içinde oluştuğu ortamın fiziksel özellikleri.

** esbabı nüzül = ( nüzül sebebi ) =

- nüzül ortamında meydana gelen bir hadise veya hz. Peygambere yöneltilmiş bir soruya vuku bulduğu günlerde bir veya daha fazla ayetin cevap vermek veya hükmünü açıklamak üzere inmesine vesile teşkil eden ve vahyin nazil olduğu ortamı resmeden hadiselerdir.

** kod = iletinin işaret haline dönüşmesinde kullanılan simgeler işaretler ve bunlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kuralların tümüne kod denir.





** kodlama = bir iletinin iletişim oluklarının özelliklerine uygun biçimde bir simgeleştirme sistemi aracılığıyla iletilebilecek hale getirilmesidir.

* iletinin kodlanmasında etkin olan üç temel faktör :

1- ilişkinin biçim

2- ilişkinin bağlamı

3- ilişkinin amaçları

* çözümleme = kodlanarak gelen iletinin muhtevasını anlamak için yapılan kod açma ve yorumlama sürecidir.

* tıkanık iletişim = alıcı kişi yada kişilerin kaynaktan gelen iletilere kapalı olması ve psikolojik bir yokluk durumunun ortaya çıkmasıdır.

* yansıma ( geri iletim ) = kaynağın gönderdiği iletiye karşılık alıcının kitlenin (alıcının) gönderdiği cevap iletiye yansıma veya geri iletim denir.

- alıcıdan gelen tepkiye geri iletim dendiği gibi; iletişim dilinde “ besleyici tepki “ ( feed back) de denir.

* kendine geri iletim ; kişinin kendi gönterdiği iletiyi kendisinin alması sürecine kendine geri iletim denir.
* rehberlik = bir insandan diğer bir insana problemler karşısında seçenekler sunmak o problemleri tanımasını sağlamak ve çözüm önerileri sunarak yardım etmektir.

* rehberlik ile ilgili dört temel özellik * :

1- birey

2- yardım

3- süreç

4- uzman rehber

*** bireyin kendisini tanıması demek; kişinin genel ve özel yeteneklerini ilgilerini tutumlarını güçlü yada zayıf yanlarını bilmesi demektir.

** bireyin kendini gerçekleştirmesi ise ; kendini tanımayı başarabilen bireyin çevresiyle daha dengeli ve sağlıklı uyum sağlamasıdır.



* rehberlikte yardım; problemin çözüm yollarını ve imkanlarını gösterme anl..... gelir.
*
* ** dini danışmanlık ; insanın problemlerine inandığı dinin değerleriyle ilişki kurarak çözüm yolları sunmaktır.

*** türkiyede dini danışmanlığın söz konusu olabileceği alanlar ; ****

1- camilerde

2- kuran kurslarında

3- hastanelerde

4- cezaevlerinde

5- çocuk ıslahevlerinde

6- yetiştirme yurtlarında

7- huzur evlerinde

8- işyeryerinde

9- aile içinde

sivil veya resmi din görevlilerince dini danışmanlık hizmetleri verilmektedir.

** imam = önder – rehber veya kitap yol anlamında kullanılır.

* imam ; öncülük yapan yol gösteren lider anl..... gelir.

- farsçada rah + ber = rehber -à yol gösteren demektir

- imam; topluma yol gösteren önderlik yapan ve örnek olması gereken bir kişi.

** imamlıkta başarının yolu ; alan bilgisi ile iletişim bilgi ve becerisinden geçer.

** imamların liderlik davranışları ** :

1- temsil

2- tanıma

3- olumlu sosyal davranış

4- toplumsal dayanışma

5- iletişim

6- kabul

7- yakınlık

8- katılım

9- sosyal mesafe

10-meslekdaşlarla sosyal mesafe

11- uyum

12-geçinme

13-hizmet ve irşad

** allahın insanlarla kurduğu iletişim olan vahiy; bir rehberlik ve danışmanlık niteliği taşımaktadır. **

DİN HİZMETLERİNDE İLETİŞİM : ÜNİTE :9

* İNSAN : İÇİNDE YAŞADIĞI YETİŞTİĞİ ÇEVRENİN BİÇİMLENDİRDİĞİ BİR VARLIKTIR.

** BENLİK – ( KENDİLİK) =

- BENLİK ; İNSANIN BAŞKALLARININ GÖZÜYLE KENDİNE BAKTIĞINDA GÖRDÜĞÜ ŞEYDİR.

* BENLİK ; İNSANIN KENDİ KENDİSİNİ TANIMLAMASIDIR.

- KENDİNİ TANIMADA EN BÜYÜK ENGEL ; PSİKOLOJİK SAVUNMA.

- OLUMLU VEYA OLUMSUZ YARI BİLİNÇLİ OLARAK OLUŞAN BENLİK ( İÇ BENLİK – GÖRÜNEN BENLİK ) YANINDA İNSANIN SAHİP OLMAK İSTEDİĞİ BİR İDEAL BENLİK VARDIR.

- BU İKİ BENLİK ARASINDA ZAMAN ZAMAN UYUŞMUZLIKLAR ÇIKAR.

- TOPLUMLA ETKİLEŞİMLER SONUCU OLUŞMUŞ İÇ BENLİK İLE KİŞİNİN AKLINI KULLANARAK OLMAK İSTEDİĞİ İDEAL BENLİK ARASINDA BİR ÇATIŞMA YAŞANIR.

- BU UYUŞMAZLIK VE ÇATIŞMA KİŞİDE KAYGIYA YOL AÇAR.

- KAYGIYI ORTADAN KALDIRABİLMEK İÇİN DE SAVUNMA MEKANİZMALARI DEVREYE GİRER. İŞTE BUNA PSİKOLOJİK SAVUNMA DENİR.

* PSİKOLOJİK SAVUNMA ; İNSANIN KENDİSİ HAKKINDAKİ BENLİK ANLAYIŞINI OLDUĞU GİBİ DEVAM ETTİRMEK İÇİN DIŞ DÜNYAYI BİRAZ DEĞİŞTİREREK ( DEĞİŞİK ALGILAMAK SURETİYLE) YAPTIĞI ŞEYİ AKLA YAKIN HALE GETİRME GAYRETİDİR.

- YANİ BENLİK BİLİNCİNİ DÜZELTMEK YERİNE DIŞ DÜNYAYI ONA UYGUN HALE GETİRME DIŞ ŞARTLARI DAVRANIŞININ SEBEBİ OLARAK ALGILAMA GAYRETİDİR.

** KENDİLİK YADA BENLİK DÖRT BOYUTTA İNCELENİR : ***

1- MADDİ BENLİK : İNSANIN KENDİ BEDENİNDEN BAŞLAYARAK ELBİSELERİ KULLANDIĞI EŞYALAR AİLESİ VE DEĞER VERDİĞİ YAKINLARINDAN MEYDANA GELİR.

2- SOSYAL BENLİK : İNSANIN İLGİ ÇEKME DUYGUSUNUN SONUCU OLARAK ORTAYA ÇIKAR.

3- MANEVİ BENLİK : İNSANDA EN KALICI VE ETKİLİ OLANIDIR.

4- SAF BENLİK : İNSANIN KENDİNİ TARAFSIZ OLARAK OLUMLU VE OLUMSUZ BÜTÜN YÖNLERİYLE BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİREBİLEN BENLİK BOYUTUDUR.

** KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME =

- VAROLUŞÇU PSİKOLOJİYE GÖRE; KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME İNSANIN DOĞUŞTAN SAHİP OLDUĞU POTANSİYELLERİNİ GELİŞTİRMESİ DEMEKTİR.

** EMPATİ = KARŞISINDAKİNİN DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ ANLAMAYA ÇALIŞMAKTIR.

- TANIMAK İSTEDİĞİ KİŞİNİN YERİNE KENDİNİ KOYMAKTIR.

** EGOSANTRİZM = ( BEN MERKEZCİLİK) =

- EN ÖNEMLİ BENİM EN DEĞERLİ BENİM BENİM ANLAYIŞIM VE DAVRANIŞLARIM DİĞER İNSANLARINKİNDEN DAHA DOĞRUDUR. DİĞER İNSANLARIN ANLAYIŞ ÖNEM VE DEĞERLERİ BENDEN SONRA GELİR ANLAYIŞINA VE DUYGUSUNA SAHİP OLMAK DEMEKTİR.

** EGOİZM = BENCİLLİK DEMEKTİR.

- DİĞERGAMLIK IN KARŞITIDIR. SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK SADECE KENDİ İSTEK VE ARZULARININ KARŞILANMASINI GÖZETMEK DİĞER İNSANLARIN DUYGU DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞLARINI ÖNEMSEMEMEKTİR.

* yükleme ( atfetme) teorisi = insan ; kendini ve diğer insanları tanıma ve anlama isteğiyle bilinçsiz olarak bazı atıflarda bulunur.

* İNSAN BİR KONU HAKKINDA KARAR VERİRKEN KENDİSİ HAKKINDA FARKLI BAŞKALARI İÇİN FARKLI YÜKLEMELERDE BULUNUR.

- YANİ BİR İŞİ BİZ BAŞARAMADIYSAK SEBEBİ BİZİM DIŞIMIZDAN KAYNAKLANIR.

-BİR BAŞKASI BAŞARISIZ OLMUŞSA BU ONUN BECERİKSİZLİĞİ KİŞİSEL ÖZELLİĞİNİN BİR SONUCUDUR.

- İNSAN KENDİ TARAFINI TUTMA EĞİLİMİNDEDİR.

* YÜKLEME (ATFETME ) ; HEM KENDİNİ HEM DE BAŞKALARINI TANIMADA BİR ENGELDİR.

** ÖNYARGILAR ( PEŞİN HÜKÜM) = ÖNYARGILARIN BİRİ DUYGUSAL DİĞERİ DÜŞÜNCE İLE İLGİLİ OLMAK ÜZERE İKİ BOYUTU VARDIR.

- ÖNYARGI DA GENELLİKLE OLUMSUZ BİR DUYGU VE KALIPLAŞMIŞ BİR HÜKÜM VARDIR.

- KENDİNE SAYGISI AZ KENDİ KÜLTÜRLERİNE İNANÇLARI ZAYIF OLAN İNSANLARDA ÖNYARGILARIN DAHA ETKİLİ OLDUĞU KABUL EDİLMEKTEDİR.

- KAYNAK VE SEBEPLERİ NE OLURSA OLSUN ÖNYARGILAR İNSANIN HEM KENDİSİNİ VE DİĞER İNSANLARI ANLAMASINDA ÖNEMLİ BİR ENGELDİR.

* HER İNSAN AYRI BİR DÜNYADIR :

- İNSANLAR; YETİŞTİKLERİ AİLE ORTAMI VE YAKIN ÇEVRESİNİN ÖZELLİKLERİNE VE DOĞUŞTAN GETİRDİKLERİ POTANSİYELLERİNE GÖRE BİRBİRİNDEN FARKLIDIR.

* HER İNSANIN YETİŞTİĞİ ÇEVRE ŞARTLARI KABİLİYET VE İSTİDATLARI BİLGİLERİ GÖRGÜLERİ DUYGULARI ZEVK ALDIKLARI ŞEYLER DEĞER YARGILARI ALGILAMA VE YORUMLAMA TARZLARI İTİBARİYLE KENDİNE ÖZGÜ BİR DÜNYA OLDUĞUNU BİLMEK VE BUNA GÖRE ONLARI TANIMAYA ÇALIŞMAK ÖNEM KAZANMAKTADIR.

* İNSANLARIN NESNELERE VE OLAYLARA BAKIŞ AÇILARI FARKLIDIR.

- BİR NESNEYE VEYA OLAYA BAKAN İKİ İNSAN AYNI ŞEYİ GÖRMEZ ÇÜNKÜ ALGILAMALARI FARLIDIR.

* SEÇİCİ DİKKAT DENİLEN BU HADİSEDE SÖZ KONUSU OLAN ÇEVREDEN GELEN UYARICILARIN BÜYÜKLÜK VE ŞİDDETİ İNSANIN KENDİSİNİN İLGİ DERECESİ İHTİYAÇLARI İNANÇLARI VE DEĞERLERİDİR.

* BİR ORGANİZASYONDA AYNI NESNE VE OLAYA BAKAN İKİ İNSANIN FARKLI ŞEYLER ALGILAMASINDA ÖNEMLİ OLAN DİĞER BİR HUSUS DA ; BAKILAN NESNE VE OLAYDA DİKKAT ÇEKEN ÖZELLİKLERİN İNSANLAR TARAFINDAN FARKLI OLARAK GÖRÜLMESİDİR. BUNA PSİKOLOJİDE ŞEKİL – ZEMİN FARKLILIĞI DENİLMEKTEDİR.

- ŞEKİL İTİBARİYLE BİR İNSANIN BAKTIĞI ŞEYDE İLK ANDA VE İLK PLANDA GÖRDÜĞÜ VE DİKKATİNİ ÇEKEN ŞEY ANLATILMAKTADIR.

- ZEMİN TABİRİ DE İNSANIN BAKTIĞI ŞEYDE İKİNCİ DERECEDE KALAN VE AYRINTI OLARAK GÖRÜLEN KISMI İFADE EDER

* ŞEKİL – ZEMİN FARKLILIĞI BÜTÜN DUYU ORGANLARI İÇİN GEÇERLİDİR.

- İNSANIN İLGİSİ İHTİYACI VE BEKLENTİLERİNE GÖRE BAZI ŞEYLER İLK PLANDA ALGILANIR VE BUNA ŞEKİL DENİR .

- İKİNCİ DERECEDE ÖNEMLİ YADA ÖNEMSİZ OLANLAR İSE ZEMİN OLARAK ALGILANIR.

** İNSANLARI VE KENDİNİ TANIMA ENGELLERİ **

1- EGOSANTRİZM

2- EGOİZM

3- PSİKOLOJİK SAVUNMA

4- YÜKLEME ( ATFETME )

5- ÖNYARGILAR ( PEŞİN HÜKÜM )

6- HER İNSANIN AYRI BİR DÜNYA OLMASI

7- ALGI YANILMALARI

* İNSANIN ÖZÜ ; HİÇ BİR ZAMAN KÖTÜ OLAMAZ.
Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

Din hizmetlerinde iletişim : ünite :10

* kişilik ; insanın kalıtımla ( irsiyetle ) ilgili bütün özelliklerini sonradan edindiği özelliklerini duygularını alışkanlıklarını bütün davranış özelliklerini ifade eden eder.

* kişilik = kendilik = karakter = mizaç = huy = benlik

- bir insanın kişiliği denildiğinde onu başka insanlardan farklı kılan bedensel zihinsel ve ruhsal özelliklerin bütünü kastedilmektedir.

- insanın kişiliği; doğuştan getirdiği özellikler ve çevreden aldığı özelliklerin bir bütün haline gelmesiyle oluşmaktadır.

- mizüç ; insanın kalıtımla getirdiği duy2gusal özelliklerini anlatır.

- mizacın; beden kimyası ile yani iç salgı bezlerinin fonksiyonları ile ilgili olduğu anlaşılmıştır.

* karakter ise ; kişiliğin ahlaki boyutunu ifade etmek için kullanılmaktadır.

- karakterli insan; içinde yaşadığı toplumun değer verdiği kuralları benimseyip bunu davranışlarında gösteren kimse demektir.

* kişilik ; hem kalıtımla gelen özellikler hem deçevre etkisiyle edinilen özelliklerin bütünüdür.

- * kişilik konusunda bazı görüşler *

1- freud ve taraftarlarının temsil ettiği görüş ( psikanalitik görüş ).

2- temel özellikler görüşü.

3- kişiliğin öğrenme ile oluştuğunu ileri süren görüş

4- varoluşçu psikologların temsil ettiği hümanist görüş.

** psikanalitik görüş = ( freud ve yandaşları ) : Psikanalitik görüşü savunanlara göre ; insanın kişiliği üç ana birimden meydana gelir :

1- id

2- ego

3- süperego

* id ; her insanda doğuştan getirilen temel iç güdüleri içine alır. Ki bunlar “cinsiyet” ve “saldırganlık” içgüdüleridir.

* ego ; kişiliğin dengeleyici birimidir. Id ile süperegd arasında bir dengeleyicilik ve sansür edicilik görevi yapar. Bu özelliği ile ego; insanın bilinçli olan kısmıdır.

* süperego ; insanın içinde yaşadığı yetiştiği sosyal çevrenin normlarının değerlerinin benimsenmesi ile oluşun insanın içinde baskı kuran bölümdür. Buna bazan “ vicdan “ da denilmektedir.

- süperego; id den gelen etkileri çeşitli kurallara göre değerlendiren bölümdür.

- id ise kural tanımadan arzuların tatminini ister

-ego id ile süperego arasında dengeleyici ve sansür edici bir görev üstlenmiştir.

** ** temel özellikler görüşü ne göre ; insanın kişiliği temel özelliklerinin bir sentezidir. Bu temel özellikler; insanın biyolojik ve psikolojik yapısına göre oluşur.

- bu görüşe göre ; bir insanın kişiliği birbirinin zıddı sıfat çiftlerinden faydalanılarak meydana getirilen ölçekler kullanılarak anlaşılabilir. Insanların ölçeklerden aldıkları puanlara göre kişilikleri değerlendirilebilir. örn. Gergin – sakin saldırgan – cesur uysal – geçimsiz cömert – cimri vb.

**** **** kişiliğin öğrenme ile oluştğunu ileri sürenlere göre ; insanın kişiliği yaşadığı süre içinde kendi tecrübelerinin sonucunda meydana gelir. Bu görüşte ; sosyal çevrenin insanın davranışını ve kişilik özelliklerini belirleyen bir etken olduğu anlayışı hakimdir.

** ** varoluşçu felsefeyi benimseyen hümanist psikologlar; insan tasiatının temelde iyi olduğunu kabul etmektedirler. Bunun için insanın doğuştan getirdiği en önemli özelliklerinin mutluluğu arama iyiye ve doğruya doğru gelişme potansiyellerini gerçekleştirmek için bir çabaya sahip olma olduğugörüşündedir .

** diğer insanları anlamak insanın kendini tanımasıyla gerçekleşebilir.

Din hizmetlerinde iletişim : ünite:11

* iyi hizmet verebilmek; birey ve toplumu iyi tanımaya ve anlamaya bağlıdır.

* güçlükler ; ancak inançla yaşanan hayat içinde karşılaşılan tecrübelenren haraketle aşılaabilir.

* yaygın eğitim = halk eğitimi = kitle eğitimi= yığın eğitimi = =tohlum eğitimi = sosyal eğitim .

* yetişkinler eğitimi ; yetişkinlere ve okul dışındakilere yönelik düzenli dizgeli ve örgütlü bir eğitim çabasıdır.

* yetişkinler dini eğitimi ; yetişkinlere okul dışında dini bilgiler kazandırmak ve din anlayışlarını geliştirmek hayatın din boyutunu yorumlamalarına yardımcı olmak amaıyla yürütülen planlı programlı veörgütlü bir din eğitimi çabasıdır.

* yetişkinler din eğitminin konusu ve amacı ; toplumsal hayatta ortaya çıkan dini ahlaki nitelikli ferdive toplumsal ihtiyaç ve problemler yetişkinler din eğitimine konu olur.

* yetişkinler din eğitimi; örgün eğitimin ulaşamadığı kitlelere her türlü iletişim vasıtalarını kullanarak ulaşıp onları din ahlak konularında bilgi sanibi yapmayı ve aydınlatmayı hedefler .

** yetişkinler din eğitiminin amaçları :

1- yetişkinlere dini bilgiler kazandırmak

2- yetişkinlerin dini anlayışlarını geliştirmek

3- yetişkinlerin hayatın dini boyutunu yorumlamalarına yardımcı olmaktır.

** çocuk eğitimi ( örgün eğitim çalışmaları ):

+ bilgi - çözüm - sorun.

** yetişkin eğitimi ( halk eğitimi çalışmaları ):

+ sorun - bilgi - çözüm.

** yetişkinlerin öğrenme hızını etkileyen faktörler :

1- görme yeteneği

2- işitme yeteneği

3- ısıya uyum sağlama yeteneği

4- çalışma gücü

** yetişkinlerin ilgi duyduğukonular **

1- meslek yada işlerini ilerletecek bilgiler

2- dostluk kurmaya yarayacak bilgiler

3- yaşayanak öğrenmeye elverişli bilgiler

4- toplumdaki rollerini ve görevlerini yerine getirmeye yardımcı bilgiler.

*** iletişime engel olan altı insan tipi ***

1- dinlemeyen insan :

2- nezaketsiz insan:

3- sabırsız insan:

4- kızgın insan

5- baştan savmacı insan

6- menfi insan

*** yetişkin din eğitiminde kullanabileceğimiz dale carnegie ‘nin 5 basamaklı model formülü :

1. Basamak à karşınızdaki insanların dikkatini çekiniz. (dikkat)

2. Basamak à ne söylemek istediğinizi sizi dinleyenlere mümkün olduğu kadar açık olarak izah ediniz. Konu (ne).

3. Basamakà konunuzun sebebini söyleyiniz..sebep (neden ).

4. Basamak à bir örnekle söylediğiniz konuyu açıklayınız. örnek.

5. Basamak à sizi dinrleyenlere artık onlardan ne beklediğinizi söyleyiniz. Sonuç.

** iyi bir ilişki kurmanın altın anahtarı karşımızdaki insanın kişiliğine saygı duymaktır

- başkasını olduğu gibi kabul etme ğerçekten sevmektir.

- kabul etme ; küçücük tohumları bile en güzel çicek haline getirebilecek verimli bir toprak gibidir.

- enönemli 1 kelime : “ biz “

-en önemli 2 kelime : “ teşekkür ederim. “

- en önemli 3 kelime : “ eğer izin verirseniz !”

- en önemli 4 kelime : “ bu hususta düşünceniz nedir ? “

- en önemli 5 kelime : “ aferin iyi bir iş yaptınız!”

- en önemli 6 kelime : “ evet ben hata yaptığımı kabul ediyorum.”

**

* hayati yardım = din görevlisinin yetişkinlerin hayatı anlama çabalarına dini muhteva ile yardımcı olmasına hayati yardım denmektedir.

** yetişkin din eğitiminde hayati yardım **

1- insana yaratıcısı ile yaratıcısının yaratmış olduğu bütün yaratıklarla anlamlı ve amaçlı bir bütün olduğunu hatırlatma.

2- insana kendini tanıtma.

3- insanı hürriyetlerinin ve sorumluluğunun bilincine vardırma

4- yetişkinlere kendi davranışlarını yakından izleme alışkanlığı kazardırma ve hatalarını düzeltme isteklerini geliştirmek.

5- dingörevlisi halkla ilişkilerinde kuranın ve rasülüllahın yöntemiyle çalışacaktır.

** kuranı kerim insana ;

1- allaha yönelme

2- yüksek ahlaki değerleri yaşama

3- allahın insan için yarattıklarındanyeterli ve gerekli ölçüde yararlanmanın sağlıklı yollarını sunar

Din hizmetlerinde iletişim: ünite:12

* vaaz ; camide insanlara ögüt vermek onları dini – dünyevi konularda bilgilendirerek uyarmak dini bililer öğretmek vb. Amaçlarla yapılan özel bir hitabet türüdür.

* vaaz edene de vaiz denir.

- din hizmetlerinin en önemli vasıtalarından birisi veen yaygın şekli vaazdır.

* vaaz; camii cezaevi egitim merkezleri ıslahevleri vb. Yerlerde yapılmaktadır.

* vaazın konusu ; doğrudan insandır.

Vaazın amacı ise ; insanın iman ibadet ve ahlak bakımından olgunlaşması ve güçlü bir kişiliğe sahip kılınmasıdır.

* vaaz ; nasihat veöğüt vermek demektir.

*** vaaz **** vaazın açılımları :

1- nasihat = vaaz nasihat ve güzel öğüttür.

2- tezkir = vaaz insanlara doğruyu ve yanlışı hatırlatmadır.

3- irşad = vaaz irşaddır.

4- talim = vaaz insanlara doğru bilgiler sunmaktır.

5- rehberlik = vaaz bir rehberlik faaliyetidir.

- irşad ; fert ve topluma hayırlı hak doğru ve faydalı yolları göstermek ve onlara tebliğ ve davette bulunmaktır.

- rehber; klavuz yol gösterici anl..... gelir.

- rehberlik ; kendini çevresindeki olanakları tanıması gizli güçlerini geliştirmesi sorunlarını çözebilmesi ve kendisini gerçekleştirebilmesi için kişiye bu işi meslek edinmiş uzmanlarca yapılan düzenli bir yardım sürecidir.

* vaaz ; rehberlik faaliyeti olarak “grup rehberliği” içine girmektedir.

** ** vaaz ** ***

1- davettir = irşad kelimesinin eş anlamlısı olarak dinin doğru ve gerçeklerine çağırmak anl..... gelir.

2- tebliğ = allahın emirlerini insanlara duyurmak olarak peygamberlerin asıl görevidir. Vaaz tebliğ için bir yoldur.

3- hidayet = insanlara hidayet yolunu göstermektir.

** vaiz ; uygun yöntemleri kullanarak insanları; nasihat öğüt uyarma bilgilendirme yollarıyla irşad etmeye çalışan kişidir.

- hz. Peygamberin ; vaaz ve nasihat uyarma tebliğ etme irşad edip doğru yolu gösterme işini cami ile sınırlı tutmadığı açıktır.

- cami olgusu mekkeden medineye hicret ile ortaya çıkmıştır. Hicretten önce aynı görevi mümkün olan her yerde sürdürmüştür. Cami olgusunun ortaya çıkmasından sonrada sürdürmeye devam etmiştir.

** ilk resmi vaizlik görevi ; hz . ömer zamanında başlamıştır.

-vaazda; biri vaaz eden diğeri de dinleyen olmak üzere iki ana unsur bulunmaktadır.

- vaizin; vaaz etmek istediği topluluğu tanıması ve bilmesi gerekir.

**halkla ilişkiler = belirtilmiş hedef kitleleri etkilemek için hazırlanmış planlı inandırıcı haberleşme çabasıdır.

** halkla ilişkiler = onganizasyon ile ilgili çevreleri ( hedefkitleleri) arasında karşılıklı iletişim anlamayı kabülü ve işbirliğini sağlayıp sürdürmeye yardımcı bir yönetim fonksiyonudur

** halkla ilişkiler ;

1- organizasyon

2- ilgili çevreler

3- karşılıklı iletişim

4- anlama

5- kabul

6- işbirliği

7- yönetim fonksiyonu

- organizasyon = kendini oluşturan kişilerden ayrı bir varlığa kişiliğe sahip kuruluşlardır.

- diyanet işleri başkanlığı ; bir organzasyondur.

- ilgili çevreler ; hedef kitlelerdir.

+ iletişim = her hangi bir bilginin düşüncenin yada tutumun çeşitli yollarla başkalarına aktarılmasıdır.

* iletişimin gerçekleşmesi için en az üç unsurun bulunması gerekir :

1- kaynak

2- mesaj

3- alıcı

** kaynak = karşı tarafa mesaj göndermek üzere konuşan yazan çizen veya beden ve yüz hareketlerinde bulunan her hangi bir kişi veya kurum.

* mesaj = karşıtarafa ( hedefe ) iletilmek istenen bilgi düşünce tutum veya anlamdır.

* alıcı = mesajın ulaşması amaçlanan kişi kurumveyatohluluktur.

* kanal ( oluk ) = mebajın kaynaktan alıcıya ulaşmasını sağlayan araç vasıtadır.

- iletişimde bulunmak isteyen kişi mesajını yazarak belirli semboller kullanarak yada belirli bir davranış ve tutum içine girerek ifade eder. Buna mesajın kodlanması denir.

- iletişim sürecinin tamamlanabilmesi için kodlanıp gönderilen mesajın karşı tarafa ulaşması ve karşı tarafça anlaşılması gerekir. Buna da mesajın çözümlenmesi denir.
Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

Dinhizmetlerinde iletişim :ünite:13

** vaaz hazırlık aşamasında sorulan soruların içeriği :
1- ne öğreteceğim = konuyu belirlemek üzere düşünülmesi gereken temel sorudur

2- niçin öğreteceğim = öğretilecek olan konunun uzak ve yakın hedeflerini belirlemeyi amaçlar.

3- nasıl öğreteceğim = konuyu öğretirken kullanılacak yöntemleri teknikleri araç ve gareçleri vb. Belirlemeye yardımcı olur.

4- sonuçları nasıl değerlendireceğim = öğretimin başarıyla gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol için yapılabilecek işlemleri belirlemeye yardımcı olur.

** vaaz hazırlıkta belli başlı aşamalar **

1- konu seçimi.

2- vaazın sınırlandırılması.

3- amaçların belirlenmesi

4- kullanılacak yöntem teknik ve araç gereçlerin belirlenmesi.

5- değerlendirme konusunda neler yapılabileceğinin planlanması.

* günümüzde irşad hizmetlerinde görülen bası yanlışlıklar *

1- herhangi bir gerçeklikle ilgisi bulunmayan olgu ve vakıa olayları.

2- dini meseleleri iyice hazmedilmemiş ilmi görüşler sonuçlar hipotezler vs.ile açıklamak.

3-eski dini eserlerde yer alan ve bugün bilimin konusuna giren bazı konuların iyice tetkik edilmeden aynen anlatılması.

DİN HİZMETLERİNDE İLETİŞİM : ÜNİTE :15

* HALKLA İLİŞKİLER ; KARŞILIKLI GÜVEN SEMPATİ İŞBİRLİĞİ VE İYİ NİYET OLUŞTURMAYIAMAÇLAYAN İLETİŞİM FAALİYETLERİDİR.

* HALKLA İLİŞKİLERİN TEMELİNDE İLETİŞİM VARDIR.

- BU İLETİŞİM; YÜZ YÜZE GERÇEKLEŞTİĞİ GİBİ BAZI VASİTALARLA VE KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARIYLA GERÇEKLEŞİR.

- HUTBE ; ÖNEMLİ BİR KİTLE İLETİŞİM ARACIDIR.

- İSLAM TARİHİNDE; HUTBE; DİNİ BİLGİLERİN MANEVİ VE AHLAKİ DEĞERLERİN AKTARILMASINDA ETKEN OLMUŞTUR

-HUTBE ; TARİHTEN GÜNÜMÜZE KİTLELERE MESAJ YOLLAMA VASITASI OLAGELMİŞTİR.

* HİÇ BİR VAAZ SOHBET VE DİNİ PROGRAM; HUTBENİN HEDEF KİTLESİ KADAR YOĞUN BİR HALK KİTLESİNE YÖNELİK OLAMAMAKTADIR. BU YÖNÜ İLE DE FARKLI BİR ÖZELLİĞİ OLAN HUTBE ÖNEMLİ BİR HALKLA İLİŞKİLER VASITASIDIR.

*** HUTBE ; İNSANLARA HİTAP ETMEK SÖZ SÖYLEMEK VE İNSANLARI İKNA İÇİN YAPILAN TASİRLİ KONUŞMADIR.

* DİNDİLİNDE İSE HUTBE ; CUMA VE BAYRAM NAMAZLARINDA HATİP TARAFINDAN MİNBERDEN YAPILAN HİTAPDIR.

* CUMA VE BAYRAM HUTBELERİNİ DİĞER HUTBELERDEN AYIRAN ÖNEMLİ NOKTALARDAN BİRİSİ; BU HUTBELERİN İBADETİN BİR PARÇASI OLMALARIDIR.

- HATİP ; TOPLULUK KARŞISINDA ETKİLİ VE GÜZEL KONUŞAN KİMSEDİR.

* HATİP ;

1- BİLGİLENDİRİCİ OLMALI

2- İKNA EDİCİ OLMALI

3- DAVRANIŞ GELİŞTİRİCİ OLMALI

4- İNANÇ V E TUTUMLARI PEKİŞTİRİCİ BİR ÜSLUBA SAHİP OLMALI

5- GÜÇLÜ BİR DUYGUSAL ÜSLUP VE KONUŞMA TARZI OLMALI

6- GENELLEME VARSAYIM TÜMDEN GELİM TÜME VARIM BENZETME KIYAS VB. UNSURLARI YERİNDE KULLANMALI.

* DİN HİZMETLERİNDE HATİP ; HUTBE OKUYAN DİN GÖREVLİSİNİN ADIDIR.

- DİYANIT İŞLERİ BAŞKANLIĞI MERKEZ TEŞKİLATI GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNERGESİNİN 63. MADDESİNE GÖRE HUTBE OKUMAK İMAM HATİBİN BİR GÖREVİDİR.

** HİTABET ; TOPLULUK KARŞISINDA İKNA EDİÇİ VE ETKİLİ GÜZEL SÖZ SÖYLEME SANATIDIR.

* HİTABET ; GENİŞ HALK KİTLELERİNE KARŞI KONUŞMAK BİR FİKRİ VE DÜŞÜNCEYİ SÖZLÜ OLARAK ANLATMAKTIR.
* * RETORİK = SÖZCÜKLERİ ETKİLİ KULLANMA SANATIDIR.

* retorik ; düşünceleri etkiyeyici biçimde düzenleme ve açıklama yöntemidir.

** HİTABETİN GENEL AMAÇI ; BİR KONU VEYA HEDEF ETRAFINDA MUHATAPLARI İKNA ETMEK VE ARALARINDA ORTAK BİLGİ VE HEYECAN YARATMAKTIR.

+ HİTABET TÜRLERİ ;

1- DİNİ HİTABET

2- SİYASİ HİTABET

3- HUKUKİHİTABET

4- AKADEMİK HİTABET

5- ASKERİ HİTABET

6- DİPLOMATİK HİTABET

* HATİBUL ENBİYA= PEYGAMBERLERİN EN GÜZEL KONUŞANI OLAN HZ. ŞUAYB DIR.

* DİNİ HİTABET ; ALLAHI YÜCELTMEK ONA OLAN BAĞLILIĞI GÜÇLENDİRMEK DİNİN GÜZELLİKLERİNİ TELKİN ETMEK VE GERÇEĞİ TAVSİYE ETMEK AMACIYLA YAPILAN KONUŞMADIR.

* DİNİ HİTABETİN EN YAYGIN UYGULAMA ALINI CAMİLERDE OKUNAN HUTBELERDİR.

* HUTBE OKUMAKTAN AMAÇ ; ALLAHI ANMAK PEYGAMBERİMİZE DUA VE SELAM YOLLAMAK MÜSLÜMANLARA DİNİ VE AHLAKİ ÖĞÜTLER VERMEK TİR.

* DİN HİZMETLERİNDE HALKLA İLİŞKİLERİN İKİ TEMEL EVRESİ VARDIR

1- DİNİ TANITMA

2- CEMEATİ TANIMA

DİN HİZMETLERİNDE HALKLA İLİŞKİLER SÜRECİ ; HALKA DİNİ MESAJ YOLLAMA ( TANITMA ) VE HALKIN İSTEKLERİNİ İLGİLERİNİ İHTİYAÇLARINI ÖĞRENME ( TANIMA ) EVRELERİNİ KAPSAYAN KARŞILIKLI GÜVENE DAYALI İLİŞKİLER KURMAYI İÇERİR.

* HALKLA İLİŞKİLER SÜRECİ *

1- BİLGİ TOPLAMA

2- PLANLAMA

3-UYGULAMA

4- DEĞERLENDİRME

* DEĞERLENDİRME ; UYGULAMADA ELDE EDİLEN SONUÇLARIN ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ HEDİFLERE NE ÖLÇÜDE UYGUN OLDUĞUNUN KONTROL EDİLMESİDİR

* ARAŞTIRMA ; SİSTEMLİ BİLGİ TOPLAMA VE TOPLANAN BİLGİLERİ DEĞERLENDİRMEDİR.

- ARAŞTIRMA GÜVENİLİR BİLGİLERİN ELDE EDİLMESİNDE BİR ARAÇTIR.

* HALKI TANIMA DA ;

1- ANKET

2- GÖRÜŞME

3- YÜZ YÜZE İLİŞKİLER

4- DANIŞMA

5- KAMUOYU ARAŞTIRMALARI VB. YÖNTEMLER KULLANILIR.

* 1993 YILINDA I. DİN ŞURA SINDA DİN HİZMETLERİNDE İLMİ ARAŞTIRMALAR ÜZERİNDE DURULDU. BUNLAR :

1- KİTLE İLETİŞİMİNDE OKUYUCU SEYİRCİ ARAŞTIRMALARI

2- DİNİ İSTATİSTİKLER

3- İSLAMİ ARAŞTIRMALAR.

* İSLAMİ ARAŞTIRMA; İSLAMİ BİLGİ KAYNAKLARININ DÜZENLENMESİYENİDEN TASNİF OLUNMASI VE ÇEŞİTLİ AÇILARDAN YORUMLANMASI SÜREÇLERİNİ İÇİNE ALAN TEMEL ARAŞTIRMALAR DIR.

* UYGULAMALI ARAŞTIRMALAR; İSTATİSTİKİ YÖNTEMLERLE İFADE OLUNMALARI VE PROBLEM ÇÖZÜCÜ OLMALARI İTİBARİYLE TEMEL ARAŞTIRMALARDAN AYRILIR.

* CEVAMİUL KELİM = AZ VE ÖZ SÖZ SÖYLEME KABİLİYETİ.
* PEYGAMBERİMİZİN HİTABETİNİ FORMÜLE EDEN ÜÇ KAVRAM :

1- HAKKA GÜVENMEK

2- SÖZ – EYLEM BÜTÜNLÜĞÜ

3- DOĞRU BİLGİ

* HZ PEYGAMBER MEDİNEYE GELİŞİNDEN VEFATINA KADAR 500 ( BAZI ARAŞTIRMACCILARIN TESBİTİNE GÖRE 552) HUTBE OKUMUŞTUR.

* KUTSAL KİTABIMIZDA KAVL ( SÖZ ) KELİMESİ ;

1- KAVLİ MA’RUF = GÜZEL YAPICI SÖZ.

2-KAVLİ SEDİD = DOĞRU SAĞLAM ETKİLİ SÖZ.

3- KAVLİ LEYYİN = YUMUŞAK TATLI SÖZ

4- KAVLİ KERİM = NAZİK SAYGILI SÖZ

5- KAVLİ MEYSUR = GÖNÜL ALICI TESELLİ EDİCİ SÖZ.

6- KAVLÜL MÜ’MİNİN = İNANANLARIN SÖZÜ.



*KURÜNA GÖRE HİTABET METODU ;

1- KONUŞURKEN KANITLA KONUŞMAK. KESİN BİLGİ SAHİBİ OLUNMAYAN HUSUSLARDA İSE DİKKATLİ OLMAK.

2- KONUŞURKEN BİLGİ KAYNAKLARINI ETKİLİ KULLANMA GÜVENİLİR KAYNAKLARDAN YARARLANMA.

3- KONUŞURKEN BİRLEŞTERECE OLMA BÖLÜCÜ VE PARÇALAYICI İFADELER KULLANMAMA

4- KONUŞURKEN KAVRAMLARI YERİNDE KULLANMAK

5- BİLİNCİ UYANDIRMAK DUYGULARI TERBİYE ETMEK.

6- ALLAHA DAYANMAK VE GÜVENMEK.

“İlahiyat” sayfasına dön