Kollektif Şirketlerin Kuruluşu

Kullanıcı avatarı
ukaLa
8.Seviye Üye
Mesajlar: 2574
Kayıt: 10 Ağu 2009, 00:41
Konum: Ŀỉfé ỉδ ηo† ά qάmé

Okunmamış mesaj

A-KOLLEKTİF ŞİRKET KAVRAMI

T.T.K.’nun 153. maddesine göre kollektif şirket “ticari bir işletmeyi bir ticaret ünvanı adı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler tarafından kurulan ve ortaklardan hiç birinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlandırılmamış olan” şirkettir.
O halde kollektif şirket:
1-İktisadi ve kâr amaçlı kurulan ticari bir işletmedir. (TTK Md.11) Bu özelliği,şirketin tacir olması sonucunu doğurur, özel kurallar içinde çalışması yükümlülüğü altına sokar.

2-Bir ticaret ünvanı vardır. Ticaret ünvanı uygun seçilmiş olmalı, ahlâk ve âdâba aykırı, kamuoyu tedirgin edici nitelikte olmamalıdır. T.T.K.’nun 44. maddesine göre “.....ticaret ünvanı, bütün ortakların veya hiç olmazsa ortaklardan birinin adı ve soyadıyla ve türünü gösterecek bir ibareyi” içermelidir.

3-Gerçek kişiler tarafından kurulabilir. Kamu düzenini ilgilendiren bu ilke, kollektif şirketi diğer şirket türlerinden ayıran en önemli özelliktir.

4-Ortakların sorumluluğu, sınırsız sorumluluktur. T.T.K. 178. maddesinde düzenlenen bu sorumluluk, müteselsil bir sorumluluktur. Ortaklar, şirkete girişinden önceki şirket borçlarından aynı derecede sorumlu oldukları gibi, bu kurallara aykırı sözleşmeye konan hükümler, üçüncü kişiler yönünden geçerli ve bağlayıcı değildir.

Şirket borçlarından ortakların sınırsız sorumluluğunu kabul eden yasa, bunun iki
aşamada gerçekleşeceğini hükme bağlamıştır. Gerçekten T.T.K.’nun 179.maddesine göre, şirketin borç ve taahhütlerinden birnci derecede sorumlu olan şirkettir, öncelikle ona karşı dava ikame edilmeli ve takip yapılmalıdır. Bu ilkeye göre;
a)Şirkete karşı yapılan icra takibi sonuçsuz kalmşsa veya,
b)Şirket herhangi bir nedenle sona ermişse, yalnız ortak veya ortak ile birlikte şieket aleyhine dava açılabilir, takip yapılabilir.
Ancak bu kısıtlamalar, şirket ortaklarının şahsi mallarına doğrudan ihtiyatî haciz konulmasına engel teşkil etmemektedir.
Niteliği, unsurları ve ortakların sorumluluğu açıklanan kollektif şirketin kuruluşu bazı aşamalardan geçerek gerçekleşir.


B-KOLLEKTİF ŞİRKETİN KURULUŞ İŞLEMLERi

Kollektif şirketin kuruluşunda:
1-Herşeyden önce ortak bir iktisadî amaç etrafında iki veya daha fazla gerçek kişi bir araya gelmelidir. Her vesile ile vurgulandığı gibi, amaç iktisadî ve kâr amacı olmalı, yasa ile yasaklanan bir sahaya ilişkin olmamalıdır.

2-Hedeflenen iktisadî amacın ve seçilen uğraş alanının önemi, genişliği ile orantılı bir sermaye ortaya konmalıdır. Sermaye ortaklığın kanı ve canıdır. Şirketin canlılığı veya zaaf içinde olması, sermayenin yapısı ve sağlamlığına bağlıdır. B.K. 521: ve T.T.K. 139. maddelerine göre kollektif şirkete sermaye olarak:
a) Para konabilir.

b) Alacak konabilir. Ancak alacağın gerçek bir alavak olması gerekir. Gerçek olmayan alacağın sermaye olarak kabülü, diğer ortakları mağdur ettiği gibi, onlarıu gereksiz bir borç veya sorumluluk altına sokabilir

c)Kıymetli evrak olabilir. Kıymetli evrak, bono, çek, poliçe, gibi kambiyon senetleri
olabileceği gibi, hisse senedi, tahvil, tasarruf bonosu gibi sermaye piyasası aracı da olabilir. Bono ve çekler, üzerlerinde yazılı meblağ üzerinden sermaye olarak kabul edilir. Hisse senedi, tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçlarının değerleri ise borsa rayicine, yoksa menkul değeri çıkaran şirketin sermaye yapısı, kârlılık durumu ve benzeri iktisadî unsurlarla belirlenir.

d)Menkul şeyler olabilir. Menkul şeyler araç, gereç, makine ve benzeri iktisadî
birimlerdir.
Sözleşmeye sermaye olarak konan menkul şeylerin değerlerinin biçilmesi konusunda ölçü ve ilkeler konabilir. Bu durumda değerleme buna göre yapılır. Yasa bu konuda ortakları serbest bırakmıştır. Böyle bir ölçü yoksa özel bilirkişilere veya mahkemeye müracaatla seçilecek bilirkişiler aracılığı ile değer takdiri yaptırmak mümkündür.

e) İmtiyaz ve ihtira beratları ve alâmet-i farika ruhsatnameleri gibi sınaî haklar konabilir.
Sınaî hakların iktisadî bir değeri olduğunda kuşku yoktur. Bu değer, emtiaya ilgi çekme, belli bir müşteri kitlesine hitap etme ve böylece emtianın satışını hızlandırma ve kazancı artırma biçiminde ortaya çıkar. İmtiyaz ve ihtira beratı ile markaların iktisadî değeri, emtiaya sağladığı satış gibi ölçülerle biçilir. Bu değere göre hisse oranı ortaya çıkar.

f) Her türlü gayrimenkuller konabilir.
Ancak gayrimenkul değerinin takdiri gerekir. Taşınmaza değer biçiliş biçimi sözleşmede yer almış olabilir. Sözleşmede açıklık varsa değer biçme bu kurallara göre yapılır. Aksi takdirde mahkemeye müracaatla taşınmazın türüne uygun olarak seçilecek bilirkişiler aracılığı ile değer tesbiti yapılması istenir. Bilirkişilerce yapılacak değerlendirme ve değer biçimde:
-Taşınmazın bulunduğu yer,
-Ulaşım durumu
-Ticari merkezlere olan yakınlığı,
-Emsal kıyaslaması,
-Vergi beyan değeri,
-İmar durumu,
-Ekim ve mahsül yetiştirmeye elverişlilik derecesi gibi objektif ölçüler uygulanmalıdır
Değerlendirme talep tarihine veya mahkemeye başvuru tarihine göre yapılabilir.
Ancak her durumda talepte bağlılık ilkesi ön planda tutulmalıdır.
Ayrıca taşınmazın üzerinde haciz, tedbir, ipotek gibi bir sınırlamanın “takyidat” veya intifa ve sükna hakkı gibi bir yükümlülüğün bulunup bulunmaması önemlidir. Taşınmazın bu yükümlülüklerle sermaye olarak kabulü mümkün değildir. Taşınmaz, öncelikle bu yükümlülüklerden arındırılmalıdır.
Bilirkişilerce düzenlenen raporun objektif ölçülere uygun, gerekçeli ve mahkeme denetimini sağlayacak verileri içerir nitelikte olmasına özen gösterilmelidir.

g) Taşınır ve taşınmaz mallardan yararlanma hakkı konabilir. Yaralanma değişik biçimlerde olabilir. Aracın hizmete tahsisi veya taşınmazın hizmet binası olarak kullanılması gibi.
Kullanım hakkının parasal bir değeri vardır. Bnu da yönetimine göre belirlenmelidir.
h) Şirkete şahsi emek de konabilir. Şahsi emek, bedenen veya zihnen çalışmak şeklinde ortaya çıkar. Emeğin para karşılığı ortaklarca ittifakla belirlenebileceği gibi, niteliği ve ortaklığa sağlayacağı katkı göz önünde tutularak bilirkişilerce de belirlenebilir.
Şahsî emeğin değeri ve karşılığı verilecek hisse miktarı sözleşmeye konur.

ı) Ticarî itibar konabilir.
Kişisel itibar benzeri olan ticarî itibar, kişi veya işletmeye bir ekonomik çevre
ve değer sağlar. Bu değeri sermaye olarak işletmeye koymak mümkündür.

j) Ticarî işletme konabilir.
Ancak, işletmenin özvarlığı yöntemine göre belirlenmelidir. Bilindiği gibi, özvarlık işletmenin aktif ve pasifi arasındaki farktır.

h) Telif hakları, maden ruhsatnameleri gibi iktisadî değeri olan sair hakları konabilir.

3 – Kollektif şirketin kuruluşunun üçüncü aşaması ortaklar arasında yazılı sözleşmenin düzenlenmesidir. Geçerli yazılı olmasına bağlı olan sözleşme (T.T.K. 154), T.T.K.nun 155. maddesine uygun düzenlenmeli, maddede sözü edilen unsurları içermelidir. Gerçekten T.T.K.nun 155. maddesine göre sözleşmede:

a) Ortakların adı ve soyadları ile ikametgâhları ve uyrukları;

b) Şirketin kollektif olduğu,

c) Şirketin ticaret ünvanı ve merkezi,

d) Şirketin süresi,

e) Şirketin mevzuu,

f) Her ortağın sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği para miktarı, para mahiyetinde olmayan sermayenin değeri ve bu değerin ne suretle biçilmiş olduğu,eğer şahsi emek bahis konusu ise bu emeğin mahiyeti ve şümulü,

g) Şirketi temsile yetkili kimselerin adı ve soyadları, bunların yalnız başlarına mı, yoksa birlikte mi imza koymaya yetkili oldukları açıkça yer almalıdır.
Emredici hükümlere aykırı olmamak koşulu ile ortaklar, sözleşmeye diledikleri kayıtları koyabilirler. Şirket mevzuunun hudutlarının sözleşmede gösterilmesi şarttır. Mevzu, kamu düzenine aykırı olmayan, inhisar hakkı oluşturmayan, iktisadî alanda, kâr amaçlı faaliyet olmalıdır. Aksi halde şirketin feshi söz konusu olabilir.
Buna göre kollektif şirket ana sözleşmesini şöyle hazırlayabiliriz;

“İktisat ve İstatistik” sayfasına dön