Kadın Semazenler Hakkında Bilgiler Resimler

Seçtiginiz Resimler
Kullanıcı avatarı
busem
8.Seviye Üye
Mesajlar: 4594
Kayıt: 27 May 2008, 14:09
Konum: PaTRoN

Okunmamış mesaj

Kadın Semazenler

İlk kadın semazen 18 yıl önce erkeklerle beraber semaya durduğunda çok tartışılmıştı. Şimdi sayıları giderek artıyor. Semazen kadınlar hikâyelerini ve semada ne bulduklarını anlattılar.
Resim

Yıl 1993... İlk kadın semazenler toplum önünde sema ayinine katıldıkları zaman büyük bir gürültü kopmuştu. Kimileri buna karşı çıkmış, kimileriyse desteklemişti. Aradan geçen zaman içinde bu konu hakkında neredeyse söylenmedik görüş kalmadı gibi. Ancak kadın semazenler hâlâ sema etmeye, ayinlere katılmaya, her ortamda olmasa da rengârenk tennureleri içinde erkeklerle beraber devran etmeye devam ediyorlar. Bugün sayıları çığ gibi artmasa da ilk semaya duran Didem Edman’dan sonra bu yola devam eden kadınların sayısı 10’ları geçmiş durumda. İşte kadın semazenler, hikâyeleri, duyguları ve düşünceleri.

Resim
“Gösteri değil, ibadet”
Bir Ramazan akşamı Silivrikapı Mevlana Kültür Merkezi’ndeyiz. Yerli ve yabancı ziyaretçilerin doldurduğu bu mekânda her perşembe gecesi kadın ve erkeklerin beraber gerçekleştirdikleri sema ayinleri düzenleniyor. Ancak burası daha ilk andan itibaren sadece bir kültür merkezi olmadığını da gösteriyor. Burası bir anlamda modern bir Mevlevi dergâhı aslında. Ancak burada katılacağımız sadece bir sema ayini olmuyor. Her perşembe yapılan sorulu cevaplı sohbete katılıyor, iftarla beraber lokma yiyor ve Mevlevi Dedesi Hasan Çıkar mahiyetinde Çağdaş Mevlana Âşıkları Topluluğu mensupları ve kalabalık bir yerli-yabancı ziyaretçi grubu ile beraber sema ayinini izliyoruz. Üstelik bugün topluluğun deyişiyle Birlik Semaı’na yani Alevi Semahı ile beraber Mevlevi Semaı’nın dönülmesine şahit oluyoruz.

Resim
Ancak sema etsin etmesin burada konuştuğumuz tüm Mevlevilerin dikkatimizi çektiği bir şey var. O da burada yapılan sema ayinini bir gösteriden ibaret olmadığı. Hepsi 1989’da kendi sema grubunu kurup, 1993’te ilk defa kadın semazenleri de bu gruba dâhil eden “Dede”leri Hasan Çıkar gibi düşünüyor: “Burada folklorik hiçbir şey yok. Yapılan tamamen bir ibadet.”
Resim
“Hz. Muhammed Kâbe açılışını erkeklerin yanında kadınlarla beraber yaptı. Hac’da kadın-erkek beraber Kâbe’yi tavaf ediyor. Beraber el açıp Allah’a yakarıyor” diyen Hasan Dede bize semayı açıklıyor: “Semada esnasında semazenler sağ ayaklarını yere vururken kalpleriyle Allah’ı zikrediyorlar. Sema Mevlevilikte bir zikirdir. Mevlana’nın felsefesine baktığımız zaman kadın-erkek ayrımı yoktur. Çünkü Tanrı katında ikisi de birdir.”
Resim
NİLÜFER ÖZÇİÇEK AKÇIN
“SEMA MEVLEVİLERİN CEZBESİDİR”
>> Semazenlik nasıl bir seyir?

Aslında bu herkesin kendi kişisel yolculuğu. Bu macera herkeste farklı oluyor. Tabii ki bir uğraşı ve zorluk aşaması da var. Ancak her sema ayini sırasında ve sonrasında başka bir enerji yükleniyorsunuz, farklı şeyler hissediyorsunuz?

>> Sema etmeye başladıktan önce ve sonrası arasında ne gibi farklılıklar görüyorsunuz?

Sema etmek bir ibadet... Ancak onun öncesinde dedemizden öğrendiğimiz insan olmak, insanlığa yakışır vasıfları temsil ediyor olmak yönünde bir eğitimimiz söz konusu. Sema bizim için Allah’la rabıta kurduğumuz, Hakk’ın sevgisini derunumuzda hissettiğimiz, kendisini onun huzurunda bulduğumuz bir an. Sema ederken neler hissettiğimi ne kadar anlatmaya çalışsam mümkün değil.

Resim
DİDEM EDMAN
(Erkeklerle beraber semaya çıkan ilk kadın semazen)
“HUZUR, MUTLULUK, RUH HAFİFLİĞİ”
>> Sema ve beraberinde aldığınız manevi eğitim sizde bir dönüşüme sebep oldu mu? Hayatınızda ya da hayat algınızda nasıl bir değişiklik oldu?

Tabii ki oldu. Hz. Mevlana’ya bağlanmadan önce dinin gereği olduğu için sorgulamadan ibadetlerimi yaparken, şimdi daha bilinçli ve aşkla ibadet ediyorum. Önce kendimi ve sonra da insanları anlamaya başladım ve daha hoşgörülü oldum.

>> Yıllardır sema yapıyorsunuz, bu sürecin size neler kattığını, neler kazandırdığını anlatabilir misiniz?

Sema etmek kişisel olarak insana hem huzur hem de sağlık verir. Toplumsal olarak da sorumluluk verir. Cumhuriyet tarihinde erkeklerle meydana çıkan ilk kadın semazen olduğum için ilk günden beri hep ilgi odağı oldum. Yerli yabancı medyada birçok röportajlarım çıktı. Bu sayede de birçok insanın ilgisini çekti ve Hz. Mevlana ile ilgili araştırma yapmaya ve ilgilenmeye başladılar. Böyle bir görev üstlenmek çok sorumluluk gerektiriyor, her zaman örnek olmak zorundasınız.

Resim
Cevapla

“Resimler” sayfasına dön