Reklamların Türkiye Ekonomisine Etkisi

Kullanıcı avatarı
SeGe
7.Seviye Üye
Mesajlar: 1314
Kayıt: 05 Ağu 2008, 13:25

Okunmamış mesaj

GİRİŞ:
Dünyadaki globalleşme süreci ile uyum içinde bulunan Türkiye'de reklamcılık, son yıllarda gerek harcanan para gerekse nitelik olarak çok hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu gelişme pazarın reel olarak her yıl %10-20 oranında büyümesi anlamındadır. Sektörün yapısı da geleneksel ölçülerden pazar ekonomisinin standartlarına doğru bir gelişme eğilimi içerisindedir. Dış ticaretin serbestleşmesi, dünya markalarının Türk pazarına girmesine ve üretim yatırımı yapmalarına neden olmuştur. Bu gelişmenin yarattığı rekabet ortamı yerli üreticilerde reklamın gerekliliği inancını doğurmuştur. Türk pazarının canlılığının en önemli göstergeleri arasında yer alan reklamcılık sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı, özellikle 1970'lerden sonra çok hızlı bir büyüme göstermiştir. Bugün 15 ve daha fazla eleman çalıştıran, müşteri ilişkileri, yaratıcılık ve medya bölümlerine sahip ve müşterilerine tüm alanlarda hizmet verebilecek şekilde örgütlenmiş reklam ajansı sayısı 100'ün üzerindedir. Ayrıca 30 civarında film yapım ve fotoğraf firması da aktif bir şekilde reklamcılık faaliyetlerini sürdürmektedir. Reklamcılar Derneği üyesi olan 64 ajansın 13 tanesi yabancı bir reklam ajansına hisse devrederek ortak olmuş, 9'u ise yabancı bir ajansla işbirliği kurmuş durumdadır. Reklam ajanslarında çalışanların sayısı yaklaşık 3000 kişidir.
Türkiye'deki reklam harcamalarının %80'ini gazete, dergi ve televizyon reklamları oluşturmaktadır. Radyo, sinema ve açıkhava (outdoor) reklamcılığının payı ise %20 dolayındadır. 1998 yılında ölçülebilir belli başlı alanlara ödenen yayın ücretleri olarak toplam 930 milyon dolarlık bir reklam harcaması gerçekleştirilmiştir. Bu sayıya reklam yapım, basılı malzeme giderleri, reklam ajansı komisyonları ve ölçülemeyen yerel medya gelirleri eklendiğinde sektörün gerçek büyüklüğü 1 milyar 230 milyon dolar olarak hesaplanmaktadır. Sanayileşme ve kalkınma çabalarının yoğunlaştığı son kırk yıllık dönemde ve Avrupa Topluluğuna tam üye olarak katılma hazırlığı içinde bulunan ülkemiz için,reklam yoluyla kalite ve fiyat avantajı sağlama, dış pazarlara açılma imkanlarının geliştirilmesi son derece önem kazanmıştır. Durum böyleyken, reklamın ve reklamcılığın Türkiye ekonomisi üzerindeki yeri ve önemi giderek artmaktadır.Reklamın ve reklamcılığın türkiye ekonomisindeki yerini incelemeden reklamın tanımını bilmekte fayda var.
Reklamın Tanımı:
Bir ürün veya hizmet satmak üzere tasarımlanan ikna edici mesajlar. Daha geniş bir tanım ise, malların ve hizmetlarin elde edilebilirliği ile ilgili bilgilerin geniş bir kamuya bildirilmesi süreci ve araçları(basın,film,tv vb.) şeklindedir. Reklamın amacı bir mal ve hizmetin hemen satın alınmasına yönelikken, bir reklamın etkilerinin dağnık ve uzun erimli olması daha olasıdır.

Reklamda asıl amaç, örgütün satış ya da karını en yüksek düzeye çıkarmaktır. Kimilerine göre reklam kaynakları israf etmekte, kimilerine göre ise etkili kaynak dağılımına neden olmaktadır. Mal ya da hizmet satışında esas amaç hedef kitlenin satın almaya ilişkin tutumunu değiştirmek, mevcut durumun değişmemesini sağlamak, tutumun daha güçlü hale gelmesini sağlamaktır. Eğer bir reklam iyi hazırlanırsa, en etkili ve en ucuz yol olabilmektedir. Etkili olabilmesi için öncelikle sunulan reklamın algılanma düzeyinin yüksek olması gerekmektedir. Ayrıca, mal yada hizmet hakkında kitle iletişim araçlarıyla verilen bilgilerin yeterli bir düzeyde ve doğru olması gerekmektedir. Bu açıdan bir ekonomik sistemde mal ve hizmetlerin tanımını yapan, nereden, nasıl, ne fiyatla alınıp, nasıl kullanacağını bile tanımlayan, tüketiciye en uygun harcama yollarını gösteren bir pazarlama aracı durumundadır. Reklamlar ile sadece belli bir ürün ya da hizmetin tanımı yapılabileceği gibi bir imajı, bir görüş ve düşünceni kitlelere ulaştırılması da gerçekleştirilebilmektedir. Reklamda, reklamı yaptıran kurumun kimliği belli olmasının yanında, belli bir bedel karşılığı yaptırılıp yayınlatılmaktadır.


Reklamın Toplumsal Etkileri

Reklamlar toplumu oluşturan bireylere yönelik olduğundan, reklamın toplum üyelerini etkilemesi kaçınılmazdır.

Reklamın toplum üzerinde iki temel işlevi vardır.

Reklamın birinci işlevi tüketiciyi bilgilendirmektir. Bir tüketici istek ve gereksinimlerinikarşılamak için bilgi arayışa girer. Mevcut olan bir çok ürün ve hizmet yelpazesinde hangisinin ona uygun olduğunu kendi bulmaya çalışması hem zaman kaybı hem de maliyetli iştir. Bu yüzden maliyeti düşük olan ve ürün ve hizmet hakkındaki bilgileri ayağına getiren reklamlara yönelebilir.

Reklamın ikinci işlevi tüketiciyi ikna etmektir. Reklam ikna yeteneği ile tüketiciyi istenilen şekilde yönlendirmek ve inandırmak reklamın ana amaçlarındandır. İyi bir reklam kampanyasında görsel ve işitsel öğeler kullanılanılarak tüketiciyi etkilemeye çalışılarak piyasaya sürülen malın kalitesinin iyi olduğu düşündürülür.

Toplumların ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirebilmeleri için daha çok üretip daha çok sermaye yatırımına gitmeleri gerekmektedir. Fakat sadece üretim düzeyinin çok olması yetmemektedir. Bu üretim faktörlerinin toplumun her yerinde en uygun dağılımı gerçekleştirilmelidir. Bu açıdan bakıldığında reklem olgusu kaynakların etkin dağılımının en kolay yolu olmaktadır.

Reklamın Ekonomik Amaçları:

Reklamın ekonomik amacı; malların satışı ya da hizmetlerin tüketilmesi, kullanılması, faydalanmaya açılmasıdır. Reklam arzın talepten fazla olduğu piyasaların bir fonksiyonu olmaktadır. Yalnız burada sadece arz fazlasının yanında piyasa aynı malın çok değişik alternatiflerinin bulunması da reklamın ekonomik açıdan önemini göstermektedir. Çünkü ürünler arasında rekabet bulunmaktadır.

Reklam, teknolojik gelişmenin hızlandığı üretim karşısında tüketimi hızlandırarak üretim ve tüketim arasındaki dengeyi sağlamaktadır. İşletmeler reklam yoluyla yığınsal tüketimin gerçekleşmesini arzulamaktadır. Yığınsal tüketim, yığınsal üretim olduğu için bu da, daha çok hasılat ve sonuçta en azından üğretici firma için daha fazla kar demektir. İşletmeler reklamı kısa vadede yalnızca mamülü ya da hizmeti pazarlayabilmek için kullanırken, uzun vadede işletmenin devamlılığı için gerekli olmaktadır. Serbest piyasa ekonomisinin kurallarının geçerli olduğu bir piyasada reklamlar yolu ile rekabet ortamının oluşması ve böylece ürün ve hizmetlerin daha ucuza tüketiciye arz edilmesine neden olmaktadır. Özellikle rekabete dayalı piyasalarda tüketicilerin bir malı tanıyıp benimsemesi oldukça zor şartlarda gerçekleşmektedir. Reklam bir malın satılmasında tercihli talebin kullanılmasına büyük katkılar sağlamaktadır.

Reklam ekonomik açıdan üreticiye hizmet ettiği kadar, tüketiciye de hizmet etmeyi amaçlamaktadır. Çünkü reklam tüketiciye bilgi vererek tüketicinin isabetli alım kararlarında ve dolayısıyla doğru alımlarda bulunmasına yardımcı olmaktadır. Rekabet ortamının kızışması nedeniyle üretici farklı mallardan, farklı ürün tiplerinden ve fiyatlarından haberdar olabilmektedir. Bu bağlamda firma ile tüketici arasında etkin bir iletişim ancak reklam ile kurulabilecektir. Bunun için, amacı saptırılmadan yapılan bir reklam hem üreticinin hem de tüketicinin ekonomik amaçlarına hizmet etmektedir.


Reklamın Ekonomik Fonksiyonları:


Reklam, tüketiciyi mal ya da hizmet tüketimini gerçekleştirme amacıyla ya hemen ya da daha sonra harekete geçirecek bir fonksiyana sahip durumdadır.

Reklamın ekonomik fonksiyonu iki açıdan önemlidir. Bunlar üretici-işveren firma açısından ve Pazar, satış piyasası açısındandır.

-Üretici firma açısından mamülün alım satımını hızlandırmak, talep düzeyini yükseltip yoğunlaştırmaktır.

-Satış piyasası için ise, pazarın elde tutulması ve yeni talepler yaratılmasıdır.


REKLAMIN EKONOMİK ETKİLERİ



Ekonomik Gelişme İle Reklamcılık Arasındaki

İlişkiler ve Ekonomik Gelişmenin Kriterleri


Ekonomik sistemlerin zorunlu ve vazgeçilmez bir unsuru olan reklam , özellikle serbest piyasa ekonomisinin geçerli olduğu ülkelerde işletmelerin belkemiğini oluşturur. Ekonomi bilimi insanların ihtiyaçlarının karşılanması ile ilgili faaliyetleri inceleyen bir bilim dalıdır.

Toplumda insanların hayatlarını devam ettirmek için yapmış oldukları çeşitli faaliyetler ekonomiyi oluşturur.

Ekonominin karmaşık olması sebebiyle insanların sonsuz ihtiyaçlarının karşılanmasında çeşitli zorluklarla karşılaşılır. Bunları aşmak için çeşitli vasıtalara ihtiyaç duyulur bu faaliyetlerde ekonomi bilimine konu olur.

İnsanların ihtiyaç ve arzularına uygun şekilde hazırlanan malları olarak ihtiyaçlarını tatmin etmeleri için bu malları satan kimselerin bulunduğu veya bulunması gereken yer yani “Pazar” dır. Bu durum ekonomik faaliyetlerin iki yönünü ortaya koymaktadır: Üretim ve Pazarlama.

İşte reklamın ekonomik etkileri bu noktadan itibaren başlar. Bu etkileri, üretim ve pazarlama da reklamın sağladığı kazançlar, ekonomik büyüme ve dış ticaret kavramlarını irdeleyerek açıklamak mümkündür.

Reklamın Üretim ve Pazarlamada Sağladığı Faydalar

Üretilen mal veya hizmetlerin amaçlandığı gibi kitlelere ulaşması için yapılması gerekli iki şey vardır. Ya mal veya hizmet ferdin isteklerine uygun olarak tıpatıp üretilmeli veya ferdi psikoloji üretilen mal veya hizmete uydurulmalıdır.

Pazarlama terminolojisinde bu iki strateji “ Market Segmentation” (Pazarın parçalara bölünmesi) ve “Product Defferentation” (Malın farklılaştırılması) olarak adlandırılır.(11)

Günümüz de yukarıda belirtilen stratejilerden ilki yani “pazarın parçalara bölünmesi “ rağbet görmektedir.

Reklamcılar ikna ve bilgi verme yöntemleriyle kitleyi çekerler. Böylelikle kitle üretimi yapılarak üretimin maliyeti dürülür. ABD’nin en büyük firmalarından biri olan Procter and Gable’in yöneticisi olan H.J. Morgens, Advertising Age’de yayınlanan bir yazısında, reklamın talebi arttırdığını, bununda büyük miktarlarda üretim ve dağıtımın tek nedeni olduğunu, kitlesel üretimin ise genellikle maliyetleri düşürdüğünü söylemektedir.

Yazara göre reklam giderleri arttırır. Ancak reklam sonucu oluşan kitlesel üretimle tasarruf giderlerden daha büyük boyutlarda olur. Tasarruf birçok yoldan sağlanır:

a) İmalat masraflarından tasarruf : Reklam belli miktarlarda üretimini ve kitle halinde dağıtımını sağlar.

b-Satış masraflarından tasarruf : Mamulün büyük miktarlarda satılması birim başına düşen satış maliyetini düşürür. Ayrıca, perakende satışların devir süratinin yüksek olması, perakendeci kar marjını azaltır.

Reklamın Ekonomik Büyüme ve Dış Ticarete Etkisi

Gelişmenin önemli bir göstergesi de dış ticaret hacmi ve dış ticaretin oluþumudur. Gelişmiş bir ülkenin kişi başına düşen ithalat ve ihracat değeri gelişmekte olan ülkeye göre çok yüksektir.

Bu ülkelerin ithalatı ham maddelerden, ihracatı ise cok çeşitli sanayi mallarından meydana gelmektedir. Türkiye de kişi başına düşen ithalat ve ihracat değeri nisbi olarak çok düşük olduğu gibi ithalatı sanayi mallarından ihracatı ise tarımsal ve tıarıma dayalı sanayi ürünlerinden oluşmaktadır.
[img]file:///C:/DOCUME%7E1/aysegul/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_image001.gif[/img]
Türkiye dışa açılmak için daha çok mal ve hizmet satmak zorundadır. Yani Türkiye ekonomik büyümeyi gerçekleştirebilmek için üretim kapasitesini devamlı geliştirmelidir. Bunun içinde talebin arttırılması gerekmektedir. Bunun arttırılması için iç ve dış piyasalarda tanıtım ve reklam zorunlu olmaktadır.Talep noksanlığı Türkiye’nin en önemli sorunlarından biridir.

Gelişmiş ülkelerde de ekonomik büyümede karşılaşılan ana problemlerden biri talep nok sanlığıdır.Bu ülkelerde talep noksanlığının olmasının nedeni toplumların artık doyum noktasına ulaşmasıdır.Bu durumda reklam devreye girerek üretilen mal veya hizmetlere çeşni katmak ve bunu bireylere duyurmaktır.

Gelişmekte olan ülkelerde ise, ekonomik büyümede karşılaşılan ana problem talep yaratmaktan çok mevcut talebi karşılamak yeni üretim ve finansman konusundadır. Ancak bu tür ülkelerde de belirli bir talep yaratmak gerekebilir. Üretim ve finansman sorununu halleden bazı sektörler bu kez talep yaratmak sorunu ile karşı karşıya kalabilirler. Bu talep yaratma olayı çoğu kez markaya yönelik olur. Örneğin, günümüz Türkiye‘sinde otomatik çamaşır makinalarına karşı bir talep mevcuttur. Bu malı yapan firmalarının reklam kampanyalarında daha ziyade bu marka imajı yaratılmaya çalışılmakta diğer bir değişle otomatik çamaşır makinasının değil, (x) marka otomatik çamaşır makinasının özellikleri, diğer markalardan farkları vurgulanmaktadır.

Gelişmekte olan ülkeler finansman sorunlarını aşabilmek ve talep noksanlığını giderebilmek için dış ticarette pay sahibi olmak zorundadır.Eğer dış ticarete gereken gelişme gösterilemezse ekonomi dışa bağımlı olur. Buda ekonomik gelişmeyi tamamen durdurabilir. Örneğin, ithal girdi kullanan ülkelerin gelişebilmesi için ihracatının ithalattan büyük olması gerekir. İhracatın artması içinde mallarının uluslararası düzeyde rekabet edebilmesi gerekmektedir Bu noktada reklama büyük görev düşüyor.

Bir ekonomide ekonominin etkili bir biçimde işleyebilmesi için reklam yoluyla gerekli bilgilerin kitlelere iletilmesi zorunludur. Ancak bu şekilde ekonomide dinanizim sağlanarak ekonomide büyüme ve gelişme olur

Değişik Ekonomik Sistemlerde Reklamın Önemi
A. Ekonomik Sistem Kavramı


“Ekonomik sistem ; aralarında fonksiyonel bağımlılık olan düzen, organizasyon ve belirli bir tekniğin oluşturduğu bütündür.W. Sombart tarafından yapılan, F. Perroux ve J. Tinbergen tarafından geliştirilen bu tanıma göre, ekonomik sistem üç elemandan oluşur”

Birincisi, toplumun ekonomik faaliyetlerinde egemen olan gaye ve davranışlardan meydana gelen zihniyetir.

İkincisi, sosyal, hukuki ve kurumsal elamanların belirlediği ekonomik düzen ve organizasyondur.

Üçüncüsü, devlet sosyalizmi, tarihçi okul, dirije ekonomi ve yeni şekil değiştirmesini sağlayan maddesel yöntemlerdir.

B-Değişik Ekonomik Sistemler ve Bu Sistemlerde Reklamcılık Faaliyetleri

19.yüzyılın başlangıcından bu yana ekonomik düşünürler ve sistemler üç grup etrafında gelişmiştir. Bu gruplardan birincisi, fizyokrat ve klasik ekonomistlerin oluşturduğu liberal ekonomik sistemdir. İkincisi, kominist ekonomistlerin oluşturduğu sosyalist ekonomik sistemlerdir. Üçüncüsü de devlet müdahaleci ekonomik sistemlerdir.


I- Liberal Ekonomi Sisteminde Reklamcılık

Liberal ekonomik sistemlerde reklam, rekabetin sert bir silahıdır. Ve kullanılması tamamen serbesttir. Serbest reklam faaliyetleri ile uyarılan tüketici kendisi için en uygun olan ürünleri seçerek o ürünlerin üretimini teşvik eder.

Ancak şunuda göz ardı etmemek gerekir ki, reklamcılık serbest rekabet sisteminin işlemesine yardımcı olmasının yanısıra, bazen üreticilerin birbirlerine karşı mücadelede çok sert bir silah olmaktadır. Üreticiler reklamı gücü sayesinde piyasada çok güçlenip tekeller oluşturabilmektedir. Küçük ve yeni kurulan teşebbüslerin yaşamları güçleşmektedir.

“Bununla beraber DR. J. Bacman gibi ekonomistlerin uzun bir dönem için A.B.D.’de yaptığı araştırmalar, reklamcılığın yaratabileceği konsantrasyonun serbest rekabeti engellemeyeceğini, aksine küçük teşebbüslerin de durumlarını düzeltmek için dinanizme zorladığını, reklamın pazarlama ve üretim imkanlarını geliştirerek , satış fiyatlarını aşağıya çektiğini, yoğun reklamın sağladığı yüksek kârın üstlenilen risklerle takas edildiğini göstermiştir. Böylece , reklamın liberal ekonomi sisteminde yaratabileceği risklere karşı kendi kendine mukabil bir panzehir yarattığı kanıtlanmaktadır”.
II- Sosyalist Ekonomi Sistemlerinde Reklamcılık

Kominist rejimde reklam tümüyle söz konusu değildir. Ancak, bu rejimde reklamcılık, devlet reklamcılığı ve propaganda hedefine ve içeriğinde yöneticilerin;

a)Bir güç aracı,

b)İhracatın, turizmin,ve istihdamın geliştirilmesi için bir milli araç,

c)Eğitim, sporun ve sağlığın geliştirilmesi ve bunların ideolojik amaçlarla dünyaya tanıtmak için kullanılmaktadır.

Yıllar geçtikçe teorik olarak sosyalist sisteme ters düşen ekonomi alanında reklamcılık önem kazanmıştır. Bu ortamı hazırlayan sebebler;

1.“Emre hazır tüketim mallar miktarının artmas, tüketiciye bilgi vermek zorunluluðunun doğması gibi nedenlerle son zamanlarda bazı işletmelerin ürettikleri mallar için marka kullanılması zorunluluğu getirmiştir”

2.“Sosyalist ekonomi sistemlerinde reklam yeni malların tanıtımını ve yeniliklerin teşviki için bir araç olarak kullanılmaktadır.

3.Tüketicilerin zamanından ve emeğinden tasarruf sağlayacak, ülkenin kıt kaynaklarýný koruyacak etkin bir pazarlama sistemi reklamı gerektirmiştir.”



III- Müdahaleci Ekonomi (Karma Ekonomi) Sistemlerinde Reklamcılık ve Türkiye

Türkiye’nin de dahil olduğu serbest piyasa ekonomisine dayalı müdahaleci ve karma ekonomi sistemlerinde reklamcılık faaliyetleri serbestçe yürütülür. Ancak reklamın ana çizgileri devlet tarafından belirlenir. Devlet, reklamları kontrol etme görevini üstlenerek reklamı genel menfaatlere uygun biçimde yönlendirirler



REKLAMIN TÜRKİYE‘NİN EKONOMİK GELİŞMESİ
VE
VERİMLİLİK ÜZERİNDE ETKİSİ
1-REKLAMCILIĞIN GENEL OLARAK TÜRK EKONOMİSİNDEKİ YERİ


A-REKLAM HARCAMALARI - G.S.M.H. İLİŞKİLERİ


Reklamcılığın milli ekonomi üzerindeki önemini gösteren iki gösretge vardır. Bunlardan birincisi, reklam harcamalarının G.S.M.H.’daki payı ve kişi başına düşen reklam harcamaları ; ikincisi reklamcılık ile ilgili mesleklerde istihdam edilen işgücü hacmidir.
I - Reklam H arcamalarının G.S.M.H.’daki Payı

Reklam harcamalarının tam ve doğru olarak tahminlemek ve bu harcamaları ülkeler bakımından karşılaştırmak güçtür.Çünkü, Reklam harcamaları doğrudan doğruya yapılan harcamalar olmakla birlikte reklamcılık dolayısıyla ilgili harcamalar vardır. Diğer taraftan ülkelerin ekonomik durumlarının aynı olmaması nedeniyle ülkeleri birbiriyle karşılaştırmak zor olamtadır.

Tablolar, bazı ülkelerde reklam harcamalarını, reklam hacamaları ile G.S.M.H. arasındaki ilşkileri ve Türkiye’deki reklam harcamalarını göstermektedir.

Tablolarda görüleceği üzere, reklam harcamalarının milli gelire olan oranın yüksek olduğu ülkeler, aynı zamanda kişi başına düşen gelir payının da yüksek olduğu ülkelerdir. Diğer bir değişle , ülkelerin hayat düzeyi ile reklam harcamaları arasında doğru orantı vardır. Çünkü, reklam talebi canlandırır, bu da üretimi ve yatırımları arttırarak insanların yaşam standartını yükseltip G.S.M.H’ye önemli katkılar sağlar.

II- Reklamcılığın Yarattığı İstihtam Hacmi

Reklamcılık faaliyetleri gerek doğrudan doğruya gerekse dolaylı olarak önemli bir istihtam alanı oluşturur.

Doğrudan doğruya istihtam, reklamcılık mesleklerinde çalışan personel sayısını, dolaylı istihtam ise reklam meslekleri ile ilşkili olan yan reklamcılık işletmelerinde çalışan personel sayısını ifade eder. Türkiye’de üç yüze yakın reklam ajansı var ve bunların en az elli personel çalıştırdığını düşünürsek en az 15.000 kişiye istihtam sağladığını söyleyebiliriz. Bunun yanında reklamla ilgili kuruluşlar; studyolar, çekim platoları, fotograf studyoları, grafik studyoları v.b. pek çok kuruluş istihtam sağlamaktadır.




B-REKLAMCILIĞIN BİR ENDÜSTRİ OLARAK
EKONOMİK GELİŞMEDEKİ ROLÜ

Reklamcılık faaliyetleri bizzat bir endüstri oluşturur. Bu Endüstri;

-“kitlesel (yığın) üretimin gelişmesini,

-ekonomik aktivitelerin yayılmasını,

-hayat düzeyinin yükselmesini sağlar; (moda parfümeri, turizm)

-görünür ve görünmeyen ihracatın gelişmesine katkıda bulunur;
-basın gibi tek başına reklamcılık yatırımlarının ortalama %30-70’ni absorde eden faaliyetler reklamcılık sayesinde faaliyetlerini sürdürebilmektedir;

-Merkezi bir yönetime sahip olan radyo ve televizyon için kamu finansmanın yükünü hafifleten bir araçtır.,

-Radyo ve televizyon idarelerinin doğrudan doğruya özel özel teşebbüse ait olması durumunda reklamcılk faaliyetleri, tümüyle reklam gelirleri ile finanse edilmektedir;

-birçok ülkede basın ancak ticari reklamcılık faaliyetleri ile etkisini göstermiş, sadece reklam ajanslarına dayanan basın faaliyetleri yavaş yavaş reklam niteliği taşımayan bilgi verici bir niteliğe geçebilmiştir

-Basın; devlet ve kamu kurumları ve siyasal partiler karşısında bağımsızlığını ancak reklamcılık faaliyaetlerine dayandıkıtan sonra elde edebilmiþtir.

-Nihayet reklamcılık faaliyetlerinden devletin ve yerel yönetimlerin sağladığı verginin önemi büyüktür”.

2-REKLAMCILIĞIN DÜZENLİYİCİ FONKSİYONU VASITASIYLA TÜRKİYE’NİN EKONOMİK GELİŞMESİNDEKİ ROLÜ

Türkiye’nin eoknomik gelişme stratejisinde kabul edilen prensiplerden biri de, ekonomik toplam arz ve taleb arasında sürekli bir dengenin sağlanması, darboğazların oluş masına meydan verilmemesidir. Toplam arz ve taleb arasında sürekli bir dengenin sağlanmasında, diğer bir değişle, sağlıklı bir ekonomik kalkınmada, reklamın önemli bir düzenliyici rolü vardır. Çünkü, mal ve hizmetlerin belirli marka altında piyasaya sürülmeleri ile mal ve hizmetlerin kişilik kazanması, tüketicilerin o malın diğer mallardan farklı özelliklerini ve avantajlarını tespit etmelerine, üreticilerin de üretim tercihlerini tüketici istekleri doğrultusunda isabetli bir şekilde yapmalarına imkan verir.

Bundan başka birçok mal ve hizmetlerde üretin ve tüketim dönemleri arasında bir paralellik yoktur.Reklamcılk bu durumda gerçek bir düzenleyici ve istikrar sağlayıcı bir rol oynar. Örneğin, üretimin düzenli, fakat tüketimin genellikle mevsimlik olduğu mallarda (kömürün evlerde kullanılması) veya tüketimin düzenli, üretimin mevsimlik olduğu mallarda (balık ve meyve gibi), ya da üretim ve tüketimin mevsimlik olduğu mallarda (zeytinyağı gibi), reklamın rolü, üretim sürecinde faliyetleri durdurmaya ve dağıtım kuruluşlarında aşırı stokların meydana gelmesine engel olmak için tüketimi teşvik etmesidir.

Türk ekonomisinde ve ekonomik kalkınmamızın devamında en önemli sorunlarından biri
üretimin kesintisiz devam etmesini sağlamak ve aşırı stok birikmesine engel olması dikkate
alındığında tüketimi teşvik eden reklamın rolü ekonomik gelişmede son derece önemli olduğu kolayca anlaşılabilir.

3-REKLAMIN PAZAR BÜYÜMESİ “YENİ İÇ VE DIŞ PAZAR YARATMASI VE PAZAR YAYGINLAŞTIRMASI” BAKIMINDAN TÜRK EKONOMİSİNİN GELİŞMESİNE ETKİSİ

Beş Yıllık Kalkınma Planlarında Türk Ekonomisinin sanayileşme yoluyla kalkınması temel strateji olarak kabul edilmiştir. Beş plan döneminde de alınan önlemleri sanayi sektörünede yoğunlaştırılmıştır.

Sanayileşmenin hedef olarak seçilmesinin nedeni sanayinin hızlı bir ekonomik gelişmede sahip olduğun itici güç, üstünlük ve yarattığı ekonomik imkanlardır. Gerçektende sanayileşme teknolojik gelişmeye, üretim faktörlerinin daha etkin ve verimli kullanılmasına, doğal hammadde kaynaklarının ve tarımsal ürünlerin değerlendirilmesine, artan nüfüsa istihdam sağlanmasına, kültürel gelişmeye ve çağdaşlaşmaya imkan veren ve siyasal bakımdan dışa bağımlılığı azaltan siyasi gücün sembolü olan bir faktördür.

Şüphesiz, sanayileşme yoluyla kalkınma modelinde sanayi mallarına karşı yeterli iç ve dış talebin yaratılması en önemli sorun olatrak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü Türkiye sektörde üretim sorunları kısmen çözümlenmiş, üretilenin nasıl satılabileceğini tesbit etmek düzeyine gelmiş bir ülkedir. Gerçekten Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin, iç ve dış talep yetersizliğinin yarattığı sıkıntı olması bu durumu kanıtlamaktadır. Türkiye’de enflasyon içinde ekonomik durgunluktan çıkış ve sürekli ekonomik gelişme, sanayi mallarına yeterli iç ve dış talebin yaratılmasına bağlıdır. Talep yaratmanın etkin yoluda reklamdır. Çünkü rerklam Pazar büyümesi olarak ifade edilen pazar yaratma Pazar yaygınlaştırmasını sağlayan bir tekniktir.

Reklam, yeni bir ürün, yeni bir hizmet söz konusu edildiğinde o mal ve hizmetin henüz mevcut olmadığı bir pazar yaratabilir. Çünkü, yeni ürün ve hizmetin reklam vasıtasıyla tanıtılması yeni ihtiyaçlar yaratmak önceden mevcut olan ihtiyaçları karşılamayı imkan verecek yeni bir markayı tanıtmak suretiyle sanayi ve ticaret sektörlerinin , iş alanlarının genişlemesini ve daha büyük boyutlar kazanmasını sağlar. Kabul etmek gerekir ki, reklam olmadan yeni bir piyasa yaratmak mümkün değildir. Reklam en azından yeni bir piyasa yaratılmasına, yeni ürün ve hizmeti alıcıların bilgisine hızla sunulmasına imkan veren tek araçtır. Reklam ile elde edilen büyük pazarlar ülkelere önemli ölçüde ekonomik kalkınma hızı sağlar. Büyük pazarlar Türk ekonomisinin rekabet sınırlarını pazarlar dış pazarlara yayarak, teşebbüsleri sadece iç pazarda değil, dış pazardaki rakiplerinin de teknik imkan ve yöntemlerini tanımaya zorlayarak, ekonomik geilşmeye dinanizm kazandırır. .

Büyük pazardaki rekabet, Türk ekonomisinde üretim faktörlerinin en verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar. Böylece verimliliğe bağlı olarak artan karlar sonucunda yatırım ve istihdam imkanları artar. Ayrıca büyük pazar sayesinde gelişen teknolojilerden yararlanma imkanı doğması ve ihtisaslaşmayı mümkün kılarak teşebbüsleri boyutu büyütmesi ve bunula beraber artan üretimle maliyetler önemli ölçüde düşer.
Özetle, reklam mal ve hizmetler için yeni pazarlar yaratarak, mevcut pazarları genişleterek Pazar büyümesine imkan vereir.

4-REKLAMIN MAL VE HİZMET KALİTESİ ÜZERİNE OLAN ETKİSİ VASITASIYLA TÜRKİYE’NİN EKONOMİK GELİŞMESİNDEKİ ROLÜ

Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını etkileyen temel faktörlerden biri, üretilen mal ve hizmetlere iç ve dış piyasalarda yeterli ve sürekli talep bulmak, piyasa sağlamaktır. Yeterli ve sürekli talep ise, fiyat fatörü yanısıra kaliteye bağlıdır. Prensip olarak reklam tüketiciyi kalite bakımından tatmin edeceğine güvenilen mal ve hizmetlere uygulanır. Çünkü reklam bir yatırımdır. Bu yatırımın maliyeti, ancak reklam sayesinde sağlanacak talep hacmine bağlıdır.

Diğer taraftan reklam kötü kaliteli bir mal içinde yapılabilinir. Ancak, bu durumda yetersiz olacak satış hacmi, reklam harcamalarının işletmeye olan yükünü arttıracaktır. Bunun yanında teşebbüsün kötü kalite bir tek ürünü bile işletmenin tüm ürünlerinin kötü olarak tanınmasına ve sonuçta işetmenin adının kötüye çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle, işletmeler reklamda kalite faktörünü işlemek ve gerçekten kaliteyi malda sağladıklarını kanıtlamak zorundadırlar.

Şu halde, reklam, işletmeleri kalite islahına zorlayan bir fatördür ve kaliteli mal ve hizmetin reklamı satış hacminde sürekli bir artış sağlar ve reklam harcamalarının maliyetini düşürebilir.


5-REKLAMIN İŞLETME FONLARININ ETKİN KULLANIMININ
SINIRLARINI BELİRLEYEN BİR FAKTÖR OLARAK TÜRKİYE’NİN
EKONOMİK GELİŞMESİNDEKİ ROLÜ

Reklam, bir işletmenin hiçbir zaman tek satış aracı değildir. Reklam; pazarlama karmasını oluşturan araştırma, müşteriye hizmet, satış geliştirme, dağıtım, fiyat yapısı, kredili satış gibi elamanlarından biri olup , işletme yönetimine göreeceli bir ağırlrıkta katılır.

Reklama tahsis edilen parasal kaynakların hacmi, reklam işleminin konusu ve maliyeti ne olursa olsun, reklam sayesinde elde edilen hasılanın, reklam harcamalarından yüksek olması gerekir. Böylece reklam rantıbilitesinden söz edilebilir. Rantıbilitenin maxsimum sınırı, reklama tahsis edilecek harcama miktarını tespit etmek son derece önemlidir. Çünkü reklam, çok kez bir bir ürünün satışlarını çoğaltmak amacını güder; oysa, satışların artması karın artrması demek değildir. Zira bazı hallerde teşebbüste satış hasılatı artsa bile, üretim giderlerinin artması nedeniyle net kar azalabilir.

6-REKLAMIN FİYATLAR ÜZERİNE OLAN ETKİSİ DOLAYISIYLA TÜRKİYE’NİN EKONOMİK GELİŞMESİNDEKİ ROLÜ

Fiyat, diğer şartlar aynı kalmak kaydı ile tüketici kararlarını etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Fiyat özellikle üç faktöre bağlıdır. Bunlar; talep, maliyet, rekabet unsurlarıdır. Reklam, fiyata bağlı olduğu bu dört faktörü etkileyerek Türkiye’nin Ekonomik gelişmesine yardımcı olur. Reklamın fiyatı etkileyen talep üzerindeki baskısının ilk etkisi toplam talep artışına yol açmasında görülür. Reklam malı satın alma isteğini uyandırarak talep yaratmakta, talepteki mutemel direnişi azaltmakta ve o mala karşı talep esnekliğini artırarak, fiyat düşmelerinde reklam edilmeyen mala oranla talebin daha fazla artmasına yol açar. Reklam sayesinde fiyatta herhangi bir değişiklik yapılmadan aynı fiyat düzeyinde daha çok talep yaratabilir ve genişletebilir. Diğer yandan reklam, pazar gelişmesini, piyasaya yeni rakiplerin katılmasını kolaylaştırır, markaların gelişmesini ve yeni rakipler arasında rekabeti arttırır. Bu rekabet ortamı mal ve hizmetlerin fiyatların düşmesinde önemli bir rol oynar. Ancak bazı ekonomistler serbest rekabet düzeninde reklamın büyük firmalar tarafından yapıldığını, küçük ve piyasaya yeni girmek isteyen yeni firmaların büyük firmaların reklam gücü ile yarışamayacaklarını ve bu firmalar ağır reklam masraflarını karşılayamayacak piyasaya girmekten vazgeçiceklerini iddia ederler. Büyük firmalar büyük reklam kampanyaları ile piyasada tekel gücü oluşturarur, az üretimde bulunup daha yüksek fiyattan mal ve hizmet satarak aşırı kar elder. Şu halde reklamı serbest rekabet düzenini geliştiren ve güçleştiren bir faktör olarak görebiliriz.
[img]file:///C:/DOCUME%7E1/aysegul/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_image001.gif[/img]Serbest rekabet düzeninde reklam, mallara kişilik kazandırarak mal farklılaştırılmasına yardım eder; tüketicilerin bilinçlenerek tecih yapma olanaklarını kolaylaştırır. Reklamın bilinçlendirdiği tüketici karşısında üreticiler daha kaliteli, farklı mal ve hizmet üretmek zorunluluğunda kalırlar. Kalite ve farklılaştırma Türk ekonomisinde uzun vadeli gelişmesinde hayati bir önem taşır ve ekonomiye canlılık kazandırır. Çünkü rekabet üreticilerin daha kaliteli mal ve hizmet üretimi için yeni teknik imkanlar ve yöntemler aramasını gerekli kılar. Böylece kalite ve teknoloji yarışı Türk ekonomisinin gelişmesinde itici bir güç faktörü olur. Reklam yeni mamullerin yaratılmasına fırsat vererekte yine Türk ekonomisine katkıda bulunur. Ayrıca Türk ekonomisinin istikrar programının uygulanmasından bu yana iç talep yetersizliği ile karşı karşıya bulunduğu dikkate alındığında ,reklamın talep genişletici fonksiyonu piyasalarda dinanizm yaratma bakımından büyük önem taşıdığı anlaşılır. Örneğin, tüketici isteklerini uyaran ve geliştiren bir reklama dayalı dağıtım sistemi Türkiye’nin geçmişte yeterli talep bulamayan mallarının hem talebinin hem de bu talebi karşılamak için üretimini ve üretimi gerçekleştirecek yeni işletmelerin kurulmasını teşvik etmiştir.

Reklamın diğer bir yönü maliyet fiyatını düşürmesidir. Çünkü, reklamın sağladığı büyük ve sürekli müşteri kitlesi kitlesel üretimi yaratmakta, böylece bir yandan büyük işletmerin doğmasına, istihdam imkanlarının gelişmesine, diğer yandan tüketici çıkarlarının korunmasına imkan vermektedir.

Büyük işletmeler uluslar arası piyasalarda sahip oldukları rekabet gücü ve kurumsal statüleri ile gelirlerini arttırmak suretiyle ekonomik gelişme için itici ve finansman kaynağı yaratıcı bir fonksiyon görmektedirler. Türkiye dünya piyasalarında rekabet gücünü arttırmak suretiyle dışa açılmak, ekonomik gelişmesinde süreklilik kazandırmak, yatırımlarını da sürekli vergi kaynaklarıyla karşılamak hedefinde ve zorunluluğunda olan bir ülkedir. Bu hedef yukarıda da açıklandığı üzere talep yaratacak ve talebe süreklilik kazandıracak etkin bir reklam faaliyetinin sağlayacağı ucuz ve kitlesel üretime bağlıdır.

Şüphesiz bazı durumlarda imalatçı, tüketiciye mal ve hizmetlerini sunarken maliyetlerde sağlanan tasarrufu yansıtmayabilir ve satış fiyatını indirmeyebilir. Böylece sağlanan yüksek kar imalatçıyı yeni yatırımlara teşvik ettiği gibi, işçilere daha yüksek ücret ödenmesine, devletin de gittikçe büyüyen vergi matrağı üzerinden daha çok vergi geliri sağlamasına imkan vermektedir.

Türkiye’nin ekonomik gelişmesini öncelikle yatırımlardaki artışa ve yeterli ve güvenilir finansman kaynakların sağlanmasına bağlı olduğu dikkate alındığında, reklamın bu durumda da kitlesel üretim, yüksek kar ve yüsek vergi gelirleri yaratan fonsiyonu ile ekonomik gelşmenin gerçekleşmesine etki eden önemli bir fonksiyon gördüğü anlaşılır.

Görülüyor ki, reklam, satışları uyarmak ve arttırmak suretiyle fiyaların düşmesine imkan veren ve ekonomik gelişmeye yardımcı olan önemli bir faktördür.


7-REKLAMIN STOKLARIN DÖNME ÇABUKLUĞUNU ARTTIRMAK SURETİYLE TÜRKİYE’NİN EKONOMİK GELİŞMESİNDEKİ ROLÜ

Reklam, ticaret ve sanayi işletmelerinde mamullerin satış hacimlerini arttırmak, malaların stokta kalış süresini kısaltmak suretiyle stokların dönme çabukluğunu arttırıp, işletme kapitalinin daha çabuk serbest kalmasını ve bu kapitalin işletmenin başka amaçları için kulllanılmasını sağlar. Maliyet fiyatlarının ve tüketici fiyatlarının düşürülmesine, stokta bulundurmanın yaratması muhtemel risklerin azaltılmasına, bazı durumlarda da malın fiziksel özelliklerinin korunmasına imkan verir.

Üretim hasılasının daha çabuk paraya çevrilmesi suretiyle teşebbüsler işletme sermayesini yeniden kullanmak imkana sahip olurlar. Böylece dışarıdan kısa vadeli kredi almak ihtiyacını belirli ölçüde sınırlayabilirler. Özellikle, kredi maliyetlerinin aşırı düzeyde olduğu ve finansman güçlüklerinin işletme faaaliyetlerini tehdit eden boyutlara ulaşacak kadar önem kazandığı günümüzde işletmelerin kısa vadeli para ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak son derece önemli bir husustur. Çünkü, finansman ihtiyacının zamanında karşılanmaması durumda işletmeler ya ağır finansman tedarik giderleri ile faaliyetlerini devam ettirrmek ya da kurulu kapasitelerden yararlanma oranını düşürerek faaliyetlerini sınırlamak yoluna gitmek zorunda kalırlar. Reklam, talebi uyrmak suretiyle satış hacmini arttırarak her iki riski de kısmen önlemektedirler.

Diğer taraftan stokta kalış sürelerinin uzaması stok maliyetleri arttıran, böylece maliyet ve satış fiyatlarını yükselten faktör olduğundan reklamın stok dönme çabukluğunu yükseltici etkisi stok maliyetlerin ve dolayısıyla maliyet ve satış fiyatlarını düşürerek satışları yeniden uyarıcı bir etki gösterir. Ayrıca stok kalış sürelerinin uzaması maların fiziksel bozulmalardan doğan risleride reklam stok dönme çabukluğunu arttırarak engel olur.

Bilindiği üzere stoklar işletmeler için her zaman belirli ölçüde risk yaratabilirler. Bu nedenle işletmeler, stok artışları karşısında üretim hacmini düşürmek, kurulu kapasiteden yararlanma oranını indirmek zorunda kalırlar. Böyle bir tutum ise milli ekonomi için gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Oysa Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri mevcut kaynakllarını ve kurulu üretim kapasiteleini, gelişmeyi hızlandıracak şekilde etkin kullaınımını sağlamaktır.


8-REKLAMIN PLANLAMA İÇİN SAĞLADIĞI VERİLER VASITASIYLA TÜRKİYE’NİN EKONOMİK GELİŞMESİNDEKİ ROLÜ

Planlama, amaçlar ile optimal hedeflere ulaşmaya tahsis edilecek ve global bir analize dayanan balirli araçların kordine edilmesidir. Temel amaç; milli hasılayı en yüksek düzeye çıkarmak,dengeli bir gelişmeyi gerçekleştirmektir. Gerçekten gelişmenin birbirini izleyen büyük ekonomik ve sosyal soruhnlar ortaya çıkarmaması için bir seri dengenin mevcut olması ve her ilgili sektörde arz ve talep arasında bir ahengin sağlanması gerekir. Arz ve taleb arasında dengenin sağlanması ise, gelecek için arz ve talep tahminlerinin isabetli bir şekilde yapılmasını, isabetli tahminde öncelikle talep konusunda reklamcılık fonksiyonlarının etkin bir şekilde yürütülmesini gerekli kılar.

Geleceğe yönelik tahminler planlamayı gerektirir. Planlama; tüketici talep tahminlerini gerçeğe en yakın şekilde yapılmasını, böylece, Tüketici talep hacmine uyum sağlayacak şekilde üretimin yönlendirilmesine imkan sağlamış olur. Bu husus, milli ekonomide makro dengelerinin sağlanması aşırı ve noksan üretim kapasitelerin önlenmesi, kurulu kapasitelerin yeterli düzeyde yararlanılması bakımından son derece önemlidir. Reklamın buradaki önemi, reklamın sadece basit bir düzenleyici fonsiyonu başarmasından ibaret olmayıp, harakete getirici, uyarıcı bir rol oynamaktadır. Çünkü reklam, nufus istatisklerinden ve anketlerden yararlanarak hangi mala, hangi şartlarda talep olacağını göstebilir.

Bundan başka, tarım ekonomisinin egemen olduğu Türkiye gibi ülkelerde tarımsal üretime yön vermek son derece önemli hususlardan biridir. Çünkü, tarımsal üretimin hakim olduğu ülkelerde çifçiyi korumak, ürünü değerlendirmek, fiyat istikrarı sağlamak, üretime iç ve dış talep sartları doğrultusunda yön vermek için uygulanan ve Devlet için sübvansiyonlar yolu ile önemli bir kamu gideri oluşturan destekleme alımları ve taban fiyat politikası ancak tüketici talep tahminlerinin ve şartlarının isabetli bir şekilde saptanmasına bağlıdır. Bu da reklamcılığın fonsiyonlarından yararlanmayı gerekli kılar.


SONUÇ

Ekonomik büyümeyi dışa açık bir ekonomik model içinde gerçekleştirmeyi hedef alan ülkemizde, verimlilik artışlarını ve kârlarını daha üst düzeye çıkarma çabasında bulunan işletmeler, bu amaca ulaşmak için; tüketici isteklerine uygun üretimi, kaliteyi ve fiyatı öngören dinamik bir pazarlama felsefesi içinde, bir yandan ürün ve piyasa çeşitlendirmesine giderken, öte yandan, eski müşterilerini korumak, potansiyel müşterileri çekmek için satışları etkileyen önemli faktörlerden birisi olarak reklama başvurmak ve dinamik reklam modelleri uygulamak zorundadırlar. Bu politikalarda, reklam sadece basit bir rekabet ve satış arttırma aracı olarak değil, tüketiciyi aydınlatan, bilinçlendiren, toplumun kültür düzeyini yükselten, tüketicinin bilinçli seçimine yardımcı olan, firma imajını sürekli olarak canlı tutan ve güçlendiren, sonuçta firmanın verimliliğini arttıran bir araç olarak kabul edilmelidir.

Ancak, reklamın bilimsel pirensipler içinde etkin kullanımı ile sağlayacağı verimlilik daha mutlu bir dünyanın yaratılmasına katkıda bulunabilir.

“Ödev Arsivi” sayfasına dön