Sevgi üzerine kurulmuş bu dünyanın düzeni...

Burda Beyinler Konuşur
Kullanıcı avatarı
SeGe
7.Seviye Üye
Mesajlar: 1314
Kayıt: 05 Ağu 2008, 13:25

Okunmamış mesaj

Kimi zaman umutsuzluğa düşeriz ama nefes aldığımız müddetçe, şayet kalbimizde inanç varsa, o da bizimle nefes alır; biz de ondan nefes alırız… Ve yeniden yeşerir, toprağa sevgiyle ektiğimiz bütün umutlar. İnanç olmadan umut olmaz. Umuda inancın olmalı önce... Sevgiyle yaratmış, Yaradan tüm evreni…

Sevgi üzerine kurulmuş bu dünyanın düzeni... Önce sevgi vardı, nefret değil!

Sonra sonra birileri nefretin kara suyunu salmış, berrak sevgi denizlerine.

Sevgi – nefret, İyi - kötü, Güzel - çirkin, Cömert – cimri, Cesur – korkak, Temiz – kirli, İnanan – inanmayan, Doğru – yalan bir olamaz hiçbir zaman!

Hep zıt düşerler!

Ama sevgi, iyilik, güzellik, cömertlik, cesaret, temizlik, inanç ve doğruluk bir adım önde gider hep ve sonunda hakikat ortaya çıkar!

Hz. Mevlana’nın dediği üzere;

”Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz, Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz”…

Sevginin gücüyle, kalplerini ısıtan sevgiyle buluşurlar temiz kalpliler, yüce sevgileriyle…

Bir lütuf, bir hediye Yaradan’dan sevgi, hayırları, iyilik ve güzellikleri seven, sevgi dolu gözlerle bakanlara, ruhları sevgi dolu, kalpleri sevgi dolu hayata sevgiyle yaklaşanlara…

Kimi zaman umutsuzluğa düşeriz, karamsarlık kaplar içimizi, hepimizin başına gelmiştir elbette ki! Ama inanç varsa içinde gerçekten, inanırsan ta yürekten, yenersin tüm zorlukları, aşarsın bütün engelleri, yüreğindeki sevgi ve iyilikle yola çıkarsan, hiç ummadığın bir anda bulursun yanı başında aradığın sevgiyi, iyiliği ve tüm güzellikleri…

Kimileri eleştiriyor, her yer karanlık, ortalık karışık, insanlar mutsuz, hayat olumsuz; nereden geliyor bu umut diyor?

Kalbin karardığı, sıkıntı geldiği an hemen sarılmalıyız inançlarımıza, umutlarımıza…

Umut olmazsa yaşabilir miyiz? Aşık olmadan güzelliklere, hissedebilir miyiz? Sevgi olmadan huzur bulabilir miyiz? Paylaşmaktan uzaklaştıkça zorlaşmıyor mu hayatlar? Maddiyat öne geçince yalnız kalmıyor mu insanlar?

Şöyle bir aynaya bakmalıyız, terazide kendimizi tartmalıyız, maneviyatımıza sahip çıkmalıyız!

Sıkıntıların arttığı, işlerin karıştığı, zorlukların ortaya çıktığı zamanlar kenetlenmeliyiz hep birlikte birbirimize, fırsat vermemeliyiz bizi üzmelerine!

Asırlardır uğraşıyorlar, bizi umutsuzluğa sürüklemeye, olumsuz haberlerle, işsizlikle, korkuyla, yoklukla, felaket senaryolarıyla ve daha bir çok oyunla!

Aslında saymak istemezdim ben bunları, sayarak prim vermek istemem umutsuzluk tezgahını kuranlara!

Ama herkes almış yaşanan sıkıntıları, kötülükleri diline, nefretle, kinle, korkuyla, endişeyle, tartışma ve kavgayla saya saya oltaya takılıp, bizi mutsuz etmek isteyenleri, mutlu ediyorlar sanki!

Hz. Mevlana’nın sözleri yetişiyor bu noktada imdadımıza!

“Bu cihan bir dağdır, bizim yaptıklarımız ise ses, seslerin aksi yine dönüp bize gelir”

Şükredelim elimizde olanlara, çoğaltalım iyilikleri…

İçimizdeki, çevremizdeki güzellikleri görmeye çalışalım, çocukları istimara karşı - sevelim gelecek nesillerimizi, doğaya katliama karşı- insanlık görevlerimizi yerine getirelim, eski günlerdeki gibi komşumuzla selamlaşarak ve paylaşarak birlik beraberlik dolu günlerimize dönelim, haklının yanında olalım, doğruluktan korkmayalım, gelecek günlerin iyi olacağı inancını göğsümüzde taşıyalım…

Kalpte karartılar varsa eğer, yaşananlara rağmen hala umutlu olabilmek başta zor gelebilir insana… Aldığımız nefes için, sağlığımız için, hayatımızdaki en küçük iyilik için, biraz olsun yüreğimizde sevgi varsa onu hissedebildiğimiz için şükredince Yaradan’a, sevgiyle bütün iyilikler ve güzellikler bir bir çıkıyor karşımıza…

Sevgiyi en güzel dille ifade eden Hz.Mevlana, asırlardır sevgiyle anılmıyor mu?

“Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir. Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.”

“Beyin Fırtınası” sayfasına dön